Çok keyifle ama punto küçüklüğünden ötürü söylene söylene dokuz yıl önce okumuştum bu kitabı. İyi ki de okumuşum; sanırım şimdiki gözlerimle hiç okuyamam.🤓
📚
Yazar aslında dünyaca tanınmış bir gastronomi yazarı. Ama bu kitapta sadece yemek tarifi anlatmıyor; Sovyetler Birliği’nde büyüyen bir ailenin hayatını anlatıyor.
📚
Kitapta aslında çok güzel bir kuşak farkı var.
📚
Büyükanne (Alla) -ki ben onu çok sevmiştim. -
Onun dünyası biraz nostaljik ve hayali.
Çarlık Rusyası’nın ihtişamını hatırlıyor, sürekli
eski sofraları anlatıyor;
kaybolmuş bir dünyanın yasını tutan bir kadın o ve
yemek onun için biraz geçmişi geri çağırma yolu.
📚
Anne ise çok daha gerçekçi.
Sovyet kıtlığı,
kuyruklar,
karneyle alınan yiyecekler
Onun mutfağı çoğu zaman yoktan var etme sanatı.
Yazar
Anya von Bremzen ise bu iki dünyanın ortasında kalmış . Aile daha sonra ABD' ye yerleşmiş. Kendi ülkelerinde yaşadıkları yokluk ve ABD ' deki bolluk arasında sıkışıp kalmış üç kuşak kadının hikayesi diye not almışım.
📚
Okurken çok keyif almıştım.Tabii ki buna hem Rus Edebiyatı ve Rus Yazar sevgim hem de mutfağa olan düşkünlüğümün katkısı büyüktü.
Halen baskısı var mı bilmiyorum?
Aile hikayelerini, mutfağı ve devir romanları okumayı sevenlere gönülden tavsiyemdir.
#reklamdeğilöneri
#reklamdeğildir
#reklamdeğiltavsiye
#okuduğumkitaplar