Blog Listem

16 Mayıs 2026 Cumartesi

İNSANLARIN EN GİZLİ HATIRASI


Geçen yıl bu zamanlarda okuduğum ve  çok beğendiğim İnsanların En Gizli Hatırası 'nı paylaşmak istedim. 
📚
Romanı sevme ve beğenme nedenim; katmanlı, edebiyatın içine kurulmuş bir “edebiyat dedektifliği” romanı olması. Hem gizemli hem düşünsel hem de duygusal bir hikâye.
📚
Romanın merkezinde genç Senegalli bir yazar olan Diegane var. Paris’te yaşayan bu genç yazar, yıllar önce ortadan kaybolmuş gizemli Afrikalı bir yazarı araştırmaya başlıyor.
Bu kayıp yazarın adı 
T.C. Elimane.
📚
Elimane yıllar önce öyle güçlü bir roman yazmış ki herkes onu “Afrika’nın Rimbaud’su” gibi görmeye başlamış. Ama sonra hakkında “intihal yaptı” suçlamaları çıkmış ve adam bir anda ortadan kaybolmuş, Kimse ona ne olduğunu bilmiyor.
Diegane de bu gizemin peşine düşüyor:
Elimane gerçekten dâhi miydi?
Yoksa hırsız mıydı?
Neden kayboldu?
Bir yazarın kaderini kim belirler?
Edebiyat gerçekten özgür mü? soruları soruyor okura.
📚
Melankolik,
zeki,
biraz gizemli,
edebiyat dolu,
yer yer ağır ama çok etkileyici bir romandı.
Bazı bölümleri  okurken sanki gerçek bir kayıp yazarı araştırıyormuşuz gibi hissettiriyor ya da en azından ben böyle hissettim.
📚
Halen okumayan ve bu tarz kitapları seven okurlara kesinlikle önerimdir. 

#reklamdeğildir 
#reklamdeğilöneri 
#okudukçabüyürinsan 
#okursanseversin

10 Mayıs 2026 Pazar

HAMNET



Hamnet'i önce dinledim. Sonra dinlemek yeterli gelmedi, okumak istedim.
📚
 Mart ayında  dinlediğim için okurken sıkıldım yarım bıraktım ama hazır anneler günü de  geliyorken. geçen hafta yeniden okumak istedim ve yenice bitirdim; dinlerken 
anne Agnes ' a hayran kalmıştım sırf bu yüzden kitabı bir de okumak istedim .
📚
Maggie O'Farrell tarafından kaleme alınan ve 2020 yılında Women's Prize for Fiction ödülünü kazanan bir roman Hamnet.
📚
​ William Shakespeare'in ailesine, özellikle de trajik bir şekilde genç yaşta ölen oğlu Hamnet'e odaklanan derin ve etkileyici bir tarihi kurgu.
📚
​1580'lerin İngiltere'sinde geçiyor. Hikaye, ünlü yazarın (kitapta ismi nadiren genellikle "latince öğretmeni" veya "oğul" olarak anılıyor) eşi Agnes ve çocukları etrafında dönüyor. 
📚
Agnes, doğayla iç içe, şifacı yetenekleri olan ve toplumun normlarına pek uymayan gizemli bir kadın.
📚
​Olay örgüsü, 11 yaşındaki Hamnet'in aniden hastalanması (veba) ve ailesinin bu kayıpla nasıl başa çıktığı üzerine kurulu. 
📚
Kitabın bir bölümünde vebanın bir gemiden kasabaya nasıl ulaştığına dair yapılan tasvir bence müthişti.
​📚
Hamnet  sadece tarihsel gerçekleri anlatmakla kalmayan tarihin tozlu sayfaları arasında kaybolmuş duyguları (özellikle bir annenin sessiz çığlığını) gün yüzüne çıkaran bir roman 
📚
Tarihi kurgu sevenlere kesinlikle önerim olsun.

5 Mayıs 2026 Salı

DAG SOLSTAD VE BJØRN HANSEN 'E DAİR ÜÇÜNCÜ VE SON ROMAN

Bu aslında kitap tanıtımından öte bir veda yazısı. 
✏️
İskandinav Edebiyatı'nın Kafka'sı Dag Solstad 'ın  okurların hayatına bodoslama bir şekilde Onbirinci Roman  Onsekizinci Kitap ve devam kitabı 17. Roman ile soktuğu Bjórn Hansen' e veda yazısı. 
✏️
Bjórn Hansen günün birinde hayatına tesadüflerin yön verdiğini fark edince Büyük Ret adlı dahiyane bir plan uygular. Yaptığı sahteciliktir ve fark edilince cezasını çekmek üzere hapis yatar ve biz bu iki kitapta B.Hansen 'in yaşadıklarına tanık oluruz. 
✏️
Bjórn Hansen 'e Dair Üçüncü ve Son Roman, hayatımıza aykırı bir eski dost gibi giren Bjórn Hansen' in yaşlılık dönemini  anlatan son roman.
 Yıl 2018'dir,  Bjórn Hansen 67 yaşında 
 Oslo' da Grónland  semtinde yoksul bir mahallede yaşamına devam etmektedir.
O kadar ölüme yakındır ki; ölmüş anne babası ile hayali sohbetler yapar işte bu sırada evine beklenmedik bir konuk gelir . Üniversiteye başlayacak torunu Wiggo dedesinin yanında yaşayacaktır.
✏️
Hiç ummadığım bir şekilde bitti roman.
Bjórn Hansen 'in Büyük Ret planı  kadar marjinal bir finalle bitti. Yok artık dedim kitap bittiğinde ama belki de aykırı kahraman Bjórn Hansen 'e de böyle bir veda yakışırdı. 
✏️
Okuduğu kitapları, kitaplığında kitaplarını diziş biçimi, hayata dair farklı düşünceleri ile Bjórn Hansen unutulmayacak roman kahramanlarımdan biri oldu.
Kitapta geçen Gunter Grass/ Teneke Trampet ( filmini izlemiştim)
ve  Albert Camus/ Sisifos Efsanesi ni ve daha pek çok kitabı okuma listeme eklemem gerekiyor. 
Hoşçakal roman kahramanı dostum Bjórn Hansen. 😪

3 Mayıs 2026 Pazar

ÖLÜM GEMİSİ


Nisan ayı içinde okuduğum en güzel romanlardan biriydi Ölüm Gemisi.
📚
Önce yazardan söz etmeliyim çünkü ilk kez okuduğum bir yazar.
B. Traven, edebiyat dünyasının en büyük gizemlerinden biriymiş.
📚
Gerçek kimliği uzun yıllar saklı kalmış, röportaj vermeyi reddetmiş ve fotoğraflarının çekilmesine izin vermemiş. Bu gizemli tavrı, yazdığı kitaplardaki otorite karşıtı ve sistem dışı duruşuyla birebir örtüşmüş bence.
📚
Romana gelince; Amerikalı bir denizci olan Gerard Gale’in başından geçenleri anlatıyor. 
📚
Gale, gemisi limandan ayrılırken karada kalır. Ancak bir sorunu vardır: Pasaportu ve kimlik belgeleri gemide kalmıştır.
📚
Gale, kimliğini kanıtlayamadığı için hiçbir ülke tarafından kabul edilmez. Bir ülkeden diğerine sınır dışı edilirken, modern dünyanın "kağıtlar" üzerindeki anlamsız katılığıyla yüzleşir. Bir insanın varlığı, elindeki bir parça kağıda bağlıdır; kağıdı yoksa kendisi de yoktur.
📚
Sonunda Gale, hiçbir yasal geminin kabul etmediği, "Ölüm Gemisi" olarak adlandırılan bakımsız ve tehlikeli bir kömür gemisine (Yorikke) işçi olarak girmek zorunda kalır. Bu gemiler, sahiplerinin sigorta parası alabilmesi için batırılmak üzere yola çıkarılan "yüzen tabutlardır".
📚
Finalini anlatmayayım.
📚
Ben çok beğenerek okudum tavsiyemdir. Acaba okuyan var mı bu kitabı yoksa benim gibi yazarla yeni mi tanıştı okurlar merak ettim? 
📚
Yıllarca Yeşilçam'ın kadın sanatçılarına ses veren Adalet Cimcoz'un çevirisini okumak da kitabı ayrı değerli kıldı.
📚
 Adalet Cimcoz'un aynı zamanda çevirmen olduğunu da öğrenmiş oldum bu arada. Bilmemem  benim eksiğim olsun. 🤭
Hem ne demişler "bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp " öyle değil mi?

29 Nisan 2026 Çarşamba

ONLARDAN UZAKTA

Fransız edebiyatının güçlü kalemlerinden Laurent Mauvignier’nin Türkçe'ye çevrilen ilk romanı Onlardan Uzakta yine fuar kitaplarımdan biri oldu. 
📚
Hemen okur bitiririm dedim ama ince kitapların o hacimli konusu içinde buldum kendimi. 
📚
Kitap oldukça hüzünlü bir tona sahip; bittiğinde üzerine biraz düşünmek gereken, insanın kalbine dokunan  bir kısa roman.  
📚
Romanın merkezinde genç bir adam olan Luc var. 
📚
 Luc, ailesinden ve doğup büyüdüğü taşra kasabasından kaçıp Paris'e gidiyor.
📚
  Bu  "başarı hikayesi" değil, aileden   kopuşun  hikayesi. 
📚
Kitap, Luc’ün ailesiyle olan iletişimsizliğini, birbirine söyleyemedikleri sözlerin yarattığı ağırlığı ve bu sessizliğin yol açtığı trajediyi anlatıyor .
📚
Ailenin hem sığınılacak bir liman hem de insanı boğan bir hapishane olabileceğini gösteriyor.  
📚
Luc'un ani ölümünden sonra aileden herkes Luc hakkında duygu ve düşüncelerini anlatmaya başlıyor.  
📚
Anne, baba, kuzen ve hatta Luc'un kendisi gibi farklı karakterlerin bakış açılarından, onların iç seslerini duyuyoruz okurken.
📚
Okuyup bitirdikten sonra iki üç gün elime başka kitap alamadım. 
Kitabın arka kapağından bir alıntı da paylaşayım; " Sessizlik hiç bu kadar gürültülü olmamıştı. " 
📚
Bazı kitaplar bittikten sonra insanın üzerinde ağır bir kışlık palto bırakmış gibi hissettiriyor; o paltoyu çıkarıp askıya asabilmek bazen büyük bir rahatlama getiriyor okura . 
Onlardan Uzakta böyle bir etki yarattı bende. 

#reklamdeğildir 
#reklamdeğilöneri 
#reklamdeğiltavsiye 
#okudum bitti

25 Nisan 2026 Cumartesi

BİR MİNNAK🐱 VE📚 KİTAP FUARINDAN GERİDE KALANLAR

26 Mart - 5 Nisan tarihleri arasında Kepez Kitap Fuarı 'ndan aldıklarımı paylaşmak istedim. 
📚
Japonların Tsundoku dediği kitap alma hastalığına yakalanmış olabilir miyim bilmiyorum ama bu yıl başka kitap almama konusunda kendime söz vermem gerekiyor sanırım. 
📚
Bunların içinden henüz 5  kitap okudum. Okudukça hepsini paylaşacağım. 

Beni en çok mutlu edenler arasında Sandor Marai'nin yeniden basılan iki kitabı  var.  Farklı yayinevlerinden farklı isimlerle basılan bu iki kitap ilk okuyacaklarım arasında.  

Bir de Ölüm Gemisi var ki şu anda okuyorum . ABD' li olduğunu ispat edemeyen bir denizcinin eğlenceli hikayesi.  Adalet Cimcoz tarafından çevirisi yapılmış.  Ben Adalet Cimcoz'u Yeşilçam filmlerinde kadın oyuncuların sesi olarak bilirdim.  Meğer aynı zamanda çevirmenmiş de. 1910 - 1970 yıllarında yaşamış.  Saygım ve sevgim biraz daha arttı kendisine. 
📚
Bu arada fotoğraftaki minnak  dünyaya insan olarak gelseymiş iyi bir kitap kurdu olurmuş

21 Nisan 2026 Salı

FINDIK KABUĞU

Kitaplığımı düzenlerken karşıma çıkan kitaplığımı şenlendirmiş kitaplarımdan biri de, Fındık Kabuğu 'dur.
📚
Ian Mc Ewan'ın ilk okuduğum kitabıdır   yıl  2012 falan olmalı .
Yazarı çok seven bir arkadaşımın önerisi ile okumuştum.
Çevirisi İlknur Özdemir tarafından yapılmışsa zaten benim için mutlaka okunmalıdır. 
📚
Konusu da ilginçti.
 Annesinin karnındaki bir cenin  biz okurlara  bir cinayeti anlatıyor. Ama durum o kadar karışık ki; bebeğin doğumuna iki hafta var ve annesi ile amcası babasını öldürme planı yapıyor .
📚
  Henüz doğmayan bebek herşeyden, dünyadaki bütün olaylardan bir radyo aracılığı ile  haberdar oluyor,  çok zeki ve aslında dünyanın kolay bir yer olmadığının da daha doğmadan farkında. 
İtiraf etmeliyim ki ben o bebegin yerinde olmak istemediğimi düşünmüştüm. 
📚
Bu ilginç romanda
masumiyet, iyilik, kötülük, hırs, aldatma ile dürüstlük, yalancılık, bencillik ve sevgi gibi birbirine benzeyen ve aynı zamanda birbirine zıt duygular
 akıcı  ve  eğlenceli bir üslupla anlatılıyor. 
📚
Edebiyat dünyasında da  insan varoluşunu sorgulayan bir roman olduğu için modern Hamlet olarak anılan Fındık Kabuğu Ian Mc  Ewan 'ın kalemi ile henüz tanışmamış ve  tanışmak isteyen okurlar için keyifli bir  başlangıç olabilir.

#reklamdeğildir 
#reklamdeğiltavsiye

14 Nisan 2026 Salı

KAMBUR

Şule Gürbüz’ün en dikkat çekici eserlerinden biri olan Kambur Mart ayında okuduğum kitaplardan biriydi.
📚
Şule Gürbüz bu kitabı 18 yaşında yazmış.  92 sayfa ama  okur uzerinde 900 sayfalık etkisi var.
📚
 Oldukça farklı bir dili ve atmosferi var. Klasik bir olay örgüsünden çok, karakterin iç dünyasına odaklanıyor. Bilinç Akışı tekniği ile yazılmış ilk kez okuyanlar için hiç bir şey ifade etmeyebilir. Diyeceğim o ki iki kez okunmayı hak eden bir kitap.
📚
 Fiziksel olarak kambur olan birinin hayatını ve iç dünyasını anlatıyor. Biri diyorum çünkü cinsiyetini kitap boyunca öğrenemiyoruz. 
📚
 Karakter toplumdan biraz kopuk, yalnız ve kendi düşüncelerine gömülmüş biri. 
Günlük hayatında pek bir şey “olmaz” gibi görünüyor ana  asıl olaylar onun zihninde yaşanıyor. 
📚
Kendisiyle, vücuduyla ve dünyayla dalga geçen, alaycı, zeki ve son derece karamsar (nihilist) biri.
Topluma dışarıdan bakarken, insanların sahteliklerini, alışkanlıklarını ve anlamsız çabalarını keskin bir dille eleştiriyor.
📚
En beğendiğim alıntıyı paylasmadan yazımı bitirmeyeyim:

 "Beni bir kambur olarak değil, bir insan olarak görün demiyorum. 
Beni bir kambur olarak görün, ama öyle bir kambur ki, sizin bütün düzlüğünüzü, doğruluğunuzu bozsun."

Böyle bir roman işte Kambur. Okuru dümdüz eden doğru bildiğini sorgulatan bir eser .
📚
Kambur benim için Şule Gürbüz ile tanışma kitabım oldu. En çok konuşulan romanı "Kıyamet Emeklisi"ni de çok merak ediyorum. 

#reklamdeğildir
#reklamdeğiltavsiye #okudukçabüyürinsan
 #okudum bitti

7 Nisan 2026 Salı

YENİ KİTAPLAR YENİ OKUMALAR


Oysa geçen ay kendime söz vermiştim.
📚
Uzun süre kitap almayacaktım.  
📚
Maalesef söz konusu kitaplar olduğunda ben sözümü tutamıyorum ki beni tanıyanlar bilir; verdiğim sözün arkasında olmak benim en önemli özelliğimdir.
Söz konusu kitap olunca maalesef kendime verdiğim sözleri tutamıyorum. 
📚
27 Mart - 5 Nisan arası Kepez Kitap Fuarı vardı oradan aldıklarım, arkadaşlarımla değiş tokuş yaptıklarımla birleşince böyle bir kitap kulesi oluştu.
📚
Hepsini okuyacağım elbette ama şu an enfes bir kitap okuyorum.  Sanırım baskısı tükenmiş dilerim yeniden basılır ve herkes okur. 
"Kırıldığımız yerlerden nasıl iyileşiriz"i  sorgulayan bir kitap 3. Fotoğrafta paylaştım.
📚
Ne diyeyim okumayı seviyorum ömrüm yettiğince de okuyacağım 📚

1 Nisan 2026 Çarşamba

MART AYI OKUDUKLARIM

Mart uzun bir ay olsa da benim için okuma konusunda  çok verimli geçmedi. Hem artık gözlerim çok yorgun🤓, hem kendim yorgunum bunların etkisi olabilir, gerçi hep söylerim ben bir ayda 15 - 20 kitap okuyabilen biri değilim. 🤗
📚
Bu ay okuduklarım içinde en beğendiğim Beyaz Gemi oldu.⛴️
📚
Çağan Irmak romanı Ayrılış ilginçti. Değişik bir Ayrılış hikayesi var. İlerleyen günlerde yazacağım. 
📚
Marquez'i anlamak için onun hayatını okumak gerek düşüncesi ile Anlatmak İçin Yaşamak 'ı okudum.📚
📚
Bu Hikâye Senden Uzun Osman, e kitap olarak okuduğum ilk kitaptı diyebilirim . Ben uzun süre e- kitap veya pdf kitap okuma taraftarı olmadım ama yavaş yavaş başladım çünkü hem kitap fiyatları çok yüksek hem de artık kitaplarımı koyacak yer yok. Okurken yüzümü güldüren bir kitap olduğunu söylemek isterim. 🥰
📚
Bereketli Vadinin Tembelleri ise mart ayında okuyup beğendiklerim arasında 2. Kitap oldu. 
📚
Bakalım Nisan ayında neler okuyacağım?

23 Mart 2026 Pazartesi

TANTE ROSA

Türk Edebiyatı'nda üç kadın yazar var ki   çok ama çok severim; Füruzan, Adalet Ağaoğlu ve  Sevgi Soysal. 
📖
Sevgi Soysal 1936 -  1976 yılları arasında yaşamış kırk yıllık hayatına bir çok eser sığdırmayı başarmış çok erken gitmiş bu dünyadan  bu yüzden onu biraz daha fazla severim.
📖
Yenişehir 'de Bir Öğle Vakti ile başlayan, sonrasında  Yürümek ve Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu ile devam eden Sevgi Soysal kitaplarını okuma sürecime yıllar sonra 2022 yılında okuduğum Tante Rosa da eşlik etti.
📖
Tante Rosa  beni çok mutlu eden bir okuma idi.
Rosa inanılmaz bir karakter.
Kadınlığın bin bir halini içinde barındıran biri, heyecanı, hayata olan bağı, toplumun tüm dayatmalarına kafa tutuşu, en dibe düştüğü zaman bile tekrar yüzeye çıkma çabasıyla bir idol kadın. 
📖
Bazen doğru bazen yanlış yapıyor ama ama doğru da onun doğrusu, yanlış  da onun yanlışı ve sürekli bir mücadele içinde. 
 İronik, keyifli bir anlatımı var kitabın    eğlenceli, çok sevmiştim.
Tante Rosa yazarın teyzesi Rosel' in hayatı aslında. Sevgi Soysal ' ın kelimeleri ile buluşunca bambaşka olmuş.
📖
Tante Rosa 1968 yılında yazar o zamanlar  Sevgi Sabuncu iken  Dost Kitapevi tarafından basılmış ve çok anlaşılmamış, her ne kadar komedi kurgu olsa da bana göre ilk post modern eserlerden biri Tante Rosa belki bu yüzden anlaşılmamıştır; ayrıca 1992 de Seni Seviyorum Rosa adı ile filme de uyarlanmış. Senaryo ve yönetmenliğini Işıl Özgentürk üstlenmiş. Sumru Yavrucuk, Halil Ergün gibi sanatçılar filmde rol almışlar. 
📖
Kitabın girişinde yazarın kızı Funda Soysal, Tante Rosa' yı "erken öten bir horoz" olarak değerlendiriyor.  
📖
İnanılmaz kıymetli bir eser okunmalı, kitaplığımda bulunmalı idi... 🌹📖🌹

#reklamdeğildir 

9 Mart 2026 Pazartesi

SOVYET MUTFAK SANATI

Çok keyifle ama punto küçüklüğünden ötürü söylene söylene dokuz yıl önce okumuştum bu kitabı. İyi ki de okumuşum; sanırım şimdiki gözlerimle hiç okuyamam.🤓
📚
Yazar aslında dünyaca tanınmış bir gastronomi yazarı. Ama bu kitapta sadece yemek tarifi anlatmıyor; Sovyetler Birliği’nde büyüyen bir ailenin hayatını anlatıyor.
📚
Kitapta aslında çok güzel bir kuşak farkı var.
📚
 Büyükanne (Alla) -ki ben onu çok sevmiştim. -
Onun dünyası biraz nostaljik ve hayali.
Çarlık Rusyası’nın ihtişamını hatırlıyor, sürekli 
eski sofraları anlatıyor; 
kaybolmuş bir dünyanın yasını tutan bir kadın o  ve 
yemek onun için biraz geçmişi geri çağırma yolu.
📚
Anne ise çok daha gerçekçi.
Sovyet kıtlığı,
kuyruklar,
karneyle alınan yiyecekler
Onun mutfağı çoğu zaman yoktan var etme sanatı.
 Yazar
Anya von Bremzen ise bu iki dünyanın ortasında kalmış . Aile daha sonra ABD' ye yerleşmiş. Kendi ülkelerinde yaşadıkları yokluk ve ABD ' deki bolluk arasında sıkışıp kalmış üç kuşak kadının hikayesi diye not almışım.
📚
Okurken çok keyif almıştım.Tabii ki buna  hem Rus Edebiyatı ve Rus Yazar sevgim hem de mutfağa olan düşkünlüğümün katkısı büyüktü. 

Halen baskısı var mı bilmiyorum?
Aile hikayelerini, mutfağı ve devir romanları okumayı sevenlere gönülden tavsiyemdir. 

#reklamdeğilöneri 
#reklamdeğildir 
#reklamdeğiltavsiye 
#okuduğumkitaplar

1 Mart 2026 Pazar

ŞUBAT AYINDA OKUDUKLARIM

Şubat ayında okuduklarım şubat gibi kısa ama güzel kitaplardı.
📚
Kitaplarımın fotoğrafını çekmek isterken bu beyaz yün yumağı minnak 🐱 hemen duruma el koyduğu için fotoğraf içinde yer aldı.  Zaten bizim kedi dünyaya insan olarak gelseydi okumayı severdi diye düşünürüm hep. 
📚
Okuduğum kitaplar arasında Ruhların Sonbaharı 'nı çok beğenerek okudum. 
📚
Dönüşüm defalarca okuduğum bir kitaptır.
 İlk kez 17 yaşımda okumuş, bir şey anlamamıştım, ikinci okumam 30 lu yaşlarımda oldu ve en son şimdi okudum. Hakkında yazacağım ama şunu söyleyeyim; Dönüşüm  okurun her okumada farklı bir şeyler bulabileceği muhteşem bir eser. Zaten ben Kafka denince susarım çok severim kendisini. 
📚
Bir Kadının Yaşamından 24 Saat okumadığım bir Stefan Zweig romanı idi. Okudum çok  beğendim.  İncecik kitaplarına kocaman bir hayat sığdıran bir yazar Stefan Zweig. Kitap hakkında yazacağım ilerleyen günlerde. 
📚
Rüyaya Benzer 'i zaten yazmıştım @defnesuman dan şahane bir romandı mutlaka okunmalı. 
📚
Bereketli Vadinin Tembelleri bu ay en sevdiğim kitaplardan biri oldu . Yazmıştım kitap hakkında.  Tembellik felsefesi üzerine çok keyifli bir roman .
📚
Kuşlar 1963 İskandinav Edebiyat Ödülü almış bir kitap.
 Deniz Canefe'nin akıcı çevirisi ile okudum. Hayata çocuk gözleri ile bakan yetişkin yaştaki Mattis  ve ablası Hegge ile Norveç 'de bir gölün kıyısında kulübedeki hayatlarını anlatıyor.  Çok beğenerek okudum. Zaten İskandinav Edebiyatı çok seviyorum.

Bu ay okuduklarım gönülden tavsiyemdir.  📚

#reklamdeğildir 
#reklamdeğiltavsiye 
#okuduğumkitaplar 
#okudukçabüyürinsan 
#okursanseversin

23 Şubat 2026 Pazartesi

RÜYAYA BENZER

Ankara’dan İstanbul’a okumaya gelen Azra’nın hikâyesi şubat ayında okuduğum romanlardan biri oldu.
📚
Defne Suman 'ın kitaplarını çok beğenerek okurum. 
Özellikle Kahvaltı Sofrası ve Çember Apartmanı'nın yeri kalbimde ve kitaplığımda ayrıdır. Rüyaya Benzer de onların yanında yerini aldı. 
📚
Romanda  asıl çarpıcı olan; 
Azra'nın  hayattayken değil, öldükten sonra konuşması 
yani romanı roman boyunca ölü bir anlatıcının ağzından okuyoruz.
📚
 Azra, ölümünden sonra:
hayatına,
gençliğine,
ilişkilerine,
yalnızlığına
ve İstanbul’daki varoluşuna
dışarıdan, ama hâlâ duygunun içinden bakıyor.
📚
Romanda ölüm bir son değil, bakış açısı olarak anlatılmış. 
📚
Yaşam, geç kalınmış fark edişler üzerinden anlatılıyor. 
📚
Azra’nın sesi sakin ama sarsıcı, dramatik değil ama derinden hüzünlü.
📚
İstanbul, bir şehirden çok bir bilinç hâli gibi. 
📚
  Roman okurken okura şunu soruyor:
“İnsan yaşarken mi kördür, yoksa ölünce mi görür?”
Zira 
Azra’nın ölümü, hayattayken fark edemediklerini nihayet görmesini sağlıyor.
📚
Ve bu yüzden roman;
gürültülü değil,
iddialı değil,
ama içten içe  yaralayıcı geldi bana. 
📚
Öte yandan 90'lı yılların İstanbul sokaklarında dolaşmak da hoşuma gitti.
 📚
Gönülden tavsiyemdir. 

Defne Suman 'ın @defnesuman emeğine sağlık. 

#reklamdeğildir 
#reklamdeğilöneri

15 Şubat 2026 Pazar

HAMNET

Hamnet 2020 Women’s Prize for Fiction ödülünü kazanmış, benim de üç yıldır bir türlü okuyamadığım  roman.
📚
Bu ay benim için okuma konusunda sıkıntılı geçtiğinden,  Hamnet 'i Storytel' den  dinlemeye karar verdim.
📚
Genelde Storytel' de önceden  okuduğum romanları dinliyordum ama öyle çok okunacak roman var ki; Hamnet'e sıra gelmeyeceğini düşünerek hafta sonu dinledim, öncelikle okumadığıma pişman olduğumu söylemek istiyorum, çünkü Agnes’i çok sevdim. 
📚
Agnes akılla değil, hissetmeyle yaşayan bir kadın. Romanın merkezinde Agnes (Anne Hathaway Shakespeare’in eşi ) var,  güçlü, sezgisel, doğayla iç içe bir kadın.
📚
Bitkilerle konuşur gibi, havadaki değişimi fark eder gibi, insanların içini okur gibi yaşıyor. 
 Biraz “kenarda duran ama her şeyi gören” bir karakter. Baykuşları çok seviyor, sabah erken kalkmayı seviyor benim kafadan yani .😊
📚
Shakespeare’in adı romanda neredeyse hiç anılmıyor oğlu Hamnet’in ölümü üzerinden bir aile yasını anlatıyor ve güzel olan da 
yas sürecini çok incelikli anlatıyor; bağırmadan, dramatize etmeden kalbe dokunarak...
📚
Doğa tasvirleri ve atmosfer olağanüstü.
Anne–çocuk bağı ve eşler arasındaki mesafe/bağ teması çok etkileyici.
📚
Şimdi bir dijital platformda yayınlanan filmini de izlemek istiyorum ama ne zaman izlerim bilmiyorum.  
📚
Filmi yapılan kitapları önce okumak istediğim için Hamnet 'i  keşke çıktığı zaman okusaymışım diye diye dinledim.
📚 
Aslında şu an çok da hoş bir kitap okuyorum "Ruhların Sonbaharı."
Bir sonraki postun konusu da o olsun .🥰📚

#reklamdeğilöneri 
#reklamdeğildir 
#okudumbitti
#oku

10 Şubat 2026 Salı

PARASIZ YATILI

Parasız  Yatılı, Gecenin Öteki Yüzü,  Benim Sinemalarım ve Kırkyedilier öksüz kaldı, Memet Fuat'ın edebiyat dünyasında ayrı bir olaydır dediği muhteşem bir kalemi kaybetmemizin yıl dönümü bugün. 
📚
Yalın ve hayatın içinden hikâyeleriyle tanınan ve beğenilen bir yazardır Füruzan. Asıl adı Feruze Çerçi'dir.
Maddi olanaksızlıklardan ötürü ilk okuldan sonra okuyamamış olması beni çok  etkiler. O da Parasız Yatılı  sınavlarına girmiş, kazanmıştır da ama o dönemlerde kayıt için kefil istenir ve kefil bulamadıkları için okuyamamıştır.
Parasız Yatılı  yazarın ilk öykü kitabı. 1972 yılında Bilgi Yayınevi tarafından yayınlanmış ve etkisi çok büyük olmuş. Yine 1972 yılında Sait Faik Hikaye Armağanı 'nı kazanmış. 
📚
Hikâyeciliğin baş yapıtlarından biri sayılan Parasız Yatılı  benim yazardan ilk okuduğum öykü kitabıdır  içinde 12 öykü yer alır  en beğendiğim öykü yine Parasız Yatılı adlı öyküdür . Bir de Edirne' nin Köprüleri  adlı öyküdür. Bu arada filme de uyarlanan Benim Sinemalarım' ı da anmadan geçmeyelim. 
📚
 Gecenin Öteki Yüzü adlı öykü kitabını da okumuş sayfada paylaşmıştım Gecenin Öteki Yüzü de çocuklar üzerine öykülerden oluşur. 
📚
“Parasız yatılı imtihanlarının çocukları hep erken gelir. Hiç gecikmezler.”
📚
"Ölüme inanmıyoruz ki ,ondan korkalım efendim. Ama bir korktuğumuz olmalı; ihtiyatlıktan çirkinleşmekten korkuyoruz. Aklı savunuyoruz ama güzellikten yanayız. 
Bize uslu olmayı ögrettiler."
📚
Bütün öykülerinin her biri bir kısa roman tadında olan Füruzan ' ı unutmak kolay olmayacak. 
Naçizane önerim yazarı tanımak için okumadı iseniz Parasız Yatılı 'yı mutlaka okuyun.
📚
Füruzan yattığın yer incitmesin.  😪📚

Türk Edebiyatı'na Toplumsal Gerçeklik konusunda çok kıymetli eserler kazandıran Füruzan 'dan hiç bir şey  okumasınız bile Parasız Yatılı 'yı okumanızı öneririm. 

#reklamdeğilöneri
#Füruzan 
#okudumbitti
#okuyorum 
#kitap 
#edebiyat 
#oku

1 Şubat 2026 Pazar

17. ROMAN

Dag Solstad' dan okuduğum ikinci kısa roman 17. kitap .
💐
 11.Roman Onsekizinci Kitap' ın devamı. 
Bu romanın da devamı var, yazar bu karakteri 1992 yılında yaratmış ama üçüncü kitap
 henüz  Türkçe 'ye çevrildi mi ?  Bilmiyorum.
💐
Bu devam romanında kahramanımız Bjørn Hansen yaptığı sahtecilik, sigorta şirketini dolandırma suçlarından üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırılıyor. Cezasını çekiyor, serbest kalıyor ve üzerinden on beş yıl geçiyor. Artık Bjørn Hansen 67 yaşındadır. 
💐
Gelelim bu sahtecilik  konusuna; Bjørn Hansen bu planına
 " büyük ret " adını vermektedir .
Bu kadar iyi bir okur olmasına rağmen neden böyle bir sahtecilik  yapmıştır ? 
Evi ile gurur duyan biridir B. Hansen çünkü "etrafı dünya edebiyatı ile çevriliydi bu da hayatın yükünü hafifletiyor ve onu mutlu ediyordu . " " Kitaplar ruhumuzu arıtır, güzelleştirir diyecek olsam bana kim inanır diye geçirdi aklından."
Bu büyük ret planını " varoluşu meydana getiren yapıtaşlarının tümüne verilen bir cevap diye isimlendiriyordu.
💐
Romanda B. Hansen bir yandan bu sorulara yanıt bulmaya çalışırken öte yandan yıllar boyu kopuk bir ilişki yaşadığı oğlu ile tekrar bir araya gelir. Oğlu Peter artık evlidir ve onun da bir oğlu olmuştur .
Oğlu ile ilişkisinin öteden beri  kopuk oluşu, yaşadıkları Hansen in çok umrunda değildir çünkü Hansen pişmanlık duygusunu yaşamayan bir karakterdir .
" İnsanoğluna bir gövde ve  bir kafa verilmiştir ve yaşanacak bir hayat bu varoluşun asgari düzeyidir ".
💐
Hayata bakışı farklı bir karakter olan . Bjørn Hansen ' i okumak benim için farklı ama keyifli bir okuma oldu.  Kalıplarımdan çıkıp; kendi varoluşumu sorgulamama neden oldu. 
💐
Romanın devamını bekliyor olacağım; çünkü cidden sonunu çok merak ediyorum.
💐
Bu arada minik bir notum olacak.
 Romanı Norveççeden Banu Gürsaler Syvertsen çevirmiş. 
Yabancı kitaplarda  çeviri çok önemlidir  benim için.
Her iki romanı da  mükemmel bir çeviri ile okudum . 
💐📚💐

#reklamdeğilöneri 
#reklamdeğildir 

28 Ocak 2026 Çarşamba

ON BİRİNCİ ROMAN ON SEKİZİNCİ KİTAP


Sıra dışı ama çok keyifli bir yazarla daha tanıştım.
Dag Solstad.
🌷
 Kitaptan  önce yazardan söz etmeliyim. 
🌷
Dag Solstad Norveç'li bir yazar. Yazmaya 1965 yılında  öykü kitabı ile başlamış .
Norveç ve Kuzey Avrupa ' nın en önem li yazarlarından . 
İskandinav Ülkeleri' nin Kafka' sı olarak tanınıyor .
Norveç 'in en prestijli ödüllerinden Norveçli Eleştirmenler Ödülü'nü üç kez kazanmış bir yazar.
🌷
Romana gelince; öncelikle adının Onbirinci Roman On Sekizinci kitap olmasının nedenini anlayamadım . İnternette de bununla ilgili bir bilgi bulamadım belki de bu  roman  yazarın  on birinci roman ve onsekizinci kitabıdır bilemiyorum .
🌷 
Roman karakteri Bjørn Hansen sıradışı biridir .
Eşi ve iki yaşındaki oğlunu sevdiği kadın uğruna terk edip Oslo' dan Konsberg' e taşınmıştır .
Romanın ilk sayfasında B.Hansen in sıradışı biri olduğunu okuduğu kitaplardan anlarız .
Zira;  elli yaşında Konsberg' e geldikten onsekiz yıl sonra bereber olduğu kadından ayrıldığında "tüm kişisel eşyası koliler dolusu kitaplardır . Dostoyevski, Puşkin , Thomas Mann, Kafka, Kundera, Sartre ..."
🌷
" Sevdiği kitapların tümünün hayatın imkansızlığını dile getiren kara ve acı bir mizah içeren insafsız kitaplar olduğunu söylüyordu " .
🌷
Sıradışı biridir evet; herkesin okuduğu kitapları okumaz 
Misal; Pascal Duarte ve Ailesi adlı Camille Jose Cela' ya ait romanı kimseler bilmezken o bulup okumuştur . Yazar  daha sonra Nobel Edebiyat Ödülü almış ve roman o zaman tanınmıştır.
🌷
Hayatı ile ilgili kararlarının peşinden giden biridir B. Hansen . Yıllar sonra oğlu Peter ile yaşamaya başlar oğlunu yıllardır görmemiştir . 
🌷
İşte bu sıradışı karakter günün birinde hayatı ile ilgili radikal bir karar alır aslında bu karar onu ileriye değil geriye götürecektir .
Ben Bjørn Hansen'in  neden böyle bir  karar aldığına anlam veremedim gerek var mıydı? Bilemedim .
Bunun cevabını sanırım biz okurlara devam kitabı 17. Roman verecek.
🌷
"Aslında bütün insanların içinde onlara hayat veren bir güç mevcuttur, bu güç genelde dizginlenir baskı altında tutulur."
 " Hayatın rastlantılarla dolu olduğunu biliyoruz en azından eğitimde bu böyle". 
🌷
 Daha yazacak çok şey var kitap hakkında. Ben  yazarı çok sevdim. 🌷📚🌷

2023 YILINDA OKUMUŞTUM BU KİTABI . YENİ BİR YAZAR TANIMA MUTLULUĞU İLE TÜM KİTAPLARINI OKURKEN MAALESEF 2025 YILINDA KAYBETTİK DAG SOLSTAD 'I.
İSKANDİNAV EDEBİYATI İLE BİRLİKTE BEN DE KENDİMİ ÖKSÜZ KALMIŞ HİSSETTİM. 

#reklamdeğilöneri 
#reklamdeğildir 

25 Ocak 2026 Pazar

MAHCUBİYET VE HAYSİYET

İskandinav Edebiyatı'nın "Kafka"sı olarak tanınan Dag Solstad ' dan okuduğum 3. Roman oldu Mahcubiyet ve  Haysiyet .
Aslında içinde  olduğumuz ayın ikinci  haftasında okumaya başladım incecik bir novella olduğu için "aaa ben bunu hemen bitiririm " dedim ama öyle olmadı .
✏️
İlk başta çok zorlandım sonra da elimden bırakamadım. 
Zorlanma nedenim romanda geçen Ibsen ' in Yaban Ördeği adlı tiyatro oyunuydu. 
✏️
Romanın ana karakteri Elias Rukla çağına ayak uyduramamış ama yüksek farkındalığa sahip bir edebiyat öğretmenidir ve derslerinde öğrencilerine Yaban Ördeği  adlı oyunu anlatır. Öğrenciler dersten çok sıkılırlar. Yazar okura öğrencilerin sıkılmasını geçirmeyi başarmış çünkü okur olarak ben de çok sıkıldım sonrasında Yaban ördeği  hk.da biraz araştırma yapıp konuya vâkıf olunca roman kendiliğinden aktı gitti. 
✏️
Elias Rukla 'nın Yaban Ördeği' nde ana karakter Dr. Relling'in söylediği söz üzerinde ısrarla durması aslında romanın da sonunu okura sunuyor ama işte bunu okudukça anlıyorsunuz.
" Bir insanın elinden hayatı boyunca kendisini kandırdığı şeyi aldığınız anda mutluluğunu bitirirsiniz."
✏️
Elias Rukla  ders sonunda öğrencilerin ilgisizliğine içerleyerek ders çıkışında bütün hırsını açılmayan şemsiyesinden alır ve bu güzel roman asıl o zaman başlar. 
✏️
Bu andan itibaren Elias Rukla  geçmişe döner ve biz onun okuldaki en yakın arkadaşı ile ilişkisini, evliliğinin nasıl gerçekleştiğini okuruz.
Elias Rukla biraz da alkol seven biridir ve romanda bolca aktavit adlı bir içki içer. 
- Aktavit aslında aquavit adında İskandinavya'nın milli içkisiymiş. Patatesten damıtılıp çeşitli otlarla tatlandırılan  bu içki özellikle çok soğuk içilirmiş, bizim milli içkimiz rakı gibi 🥂-
✏️
108 sayfalık ama 300 sayfa okumuş etkisi yaratan bu romanı çok sevdim
ama yazarı seven ve bilen okurlar için daha anlamlı olacaktır bu güzel roman.
✏️
Kendinle hesaplaşma, edebiyat, felsefe, aşk her şey var bu romanda en beğendiğim iki cümle; 
 "Ölüm acısıyla burun buruna gelen herkes karşısındakileri etkileyen azametli bir duruş sergileyebilir."
✏️
" Hayata böylesine doyamayan bir adam nasıl oluyordu da kendini felsefe okumaya veriyordu? Yoksa hayata karşı en çok iştah duyanlar mı seçiyordu felsefeyi?
Maalesef Dag Solstad ben onu ve kitaplarını fark ettikten bir süre sonra hayatını kaybetti. 
Bu arada onun çoğu kitabını da okudum. Ara ara paylaşacağım. 

23 Ocak 2026 Cuma

BAŞA DÖNEMEYİZ

Ocak ayının ikinci kitabını bitirdim. 
📚✏️
Başa Dönemeyiz sayesinde hem yeni bir yazarın kalemi ile tanışıp hayran kaldım; hem de sevdiğim şair Modern İran Şiiri'nin güçlü yüzü Füruğ Ferruhzad'ın hayatına kısacık ama etkili bir dokunuş yaptım. 
✏️📚
Füruğ ismi;
ışığın yayılması,
içten gelen parlaklık
karanlığı delen aydınlık
anlamlarını taşıyor.
Gösterişli bir ışık değil ama  karanlıkta fark edilen bir parıltı tıpkı Füruğ 'un kendisi gibi .
📚✏️
Kitap Füruğ'un hayatındaki dört erkeğin gözünden şairi anlatıyor. 
📚✏️
Füruğ kimi yerde anne, kimi yerde abla kimi yerde sevgili olarak anlatıyor kendini  .
Ben çok çok beğenerek okudum .
📚✏️
Otuz dört yaşında bir trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Füruğ Ferruhzad'ı anlatan bu kitap gönülden tavsiyemdir. 

Aklımda kalanlar: 

" Belki de anlam dediğimiz şey bir başkasının gözlerindeki yansımamızı girene kadar boşlukta uçuşup duruyor ya sa konacak yer arıyor. "
✒️
" Burada herkes başkalarının hayatını mahvetmek için yaşıyor.  Çünkü kendileri olamıyorlar. Olmak da istemiyorlar.
✒️
" Bazen şu hayatı terk etmek  bir saniyelik iş benim için çünkü hiçbir şeye bağlı değilim, köksüzmüşüm gibi hissediyorum.  "
✒️
" Benden geriye kelimeler kalacak, içime gömülen hayattan söke söke çıkardığım kelimeler. 

#reklamdeğilöneri 
#reklamdeğildir 


15 Ocak 2026 Perşembe

BURASI RADYO ŞARAMPOL

" On dört yaşındaydım. Hiçbir şeyimiz yoktu. Yoksulduk. Yoksul ama mutsuzduk.

Şarampol Mahallesi 'ne temmuzla birlikte çöken güneşin altında annelerimiz Dokuma' ya babalarımız restoran mutfaklarına çalışmaya giderlerdi. 

Birbirimizden başka hiç ama hiçbir şeyimiz yoktu.   
Tek tesellimiz, mahallenin içinde mecalsiz küçük vantilatörlerin dönüp durduğu, tek katlı, iki gözlü yan yana bloklar halinde dizilmiş evlerinin açık pencerelerinden sokağa  yayılan televizyon sesleri arasında karpuz yiyerek seyrettiğimiz filmlerdeki gibi - yoksul ama mutlu - olmaktı ... " 

BURASI RADYO ŞARAMPOL 

Özellikle 80 li yıllarda gençliği Antalya' da geçmiş herkese  önemle okumalarını tavsiye ederim...

📖💕📖💕📖

Kalemine hayran olduğum sevgili yazarım 
Sükran Yigit  emeğinize, yüreğinize sağlık .
Kitaplarınızı okumak ayrıcalıktır .
💕📖💕💕📖

13 Ocak 2026 Salı

DIŞARIDA KALANLAR

Aralık ayının son günlerinde okudum Dışarıda Kalanlar 'ı. 
📚
Aslında yazarın en bilinen romanı Piyanist' i okumak istiyordum çünkü Piyanist romanının yayınlanmasından bu yana;  1983'den beri yazar Elfiriede Jenilek çağdaş Avusturya Edebiyatı'nın en ilginç yazarlarından sayılıyor.
📚
1946 yılında Steiermark’ta doğan Elfried Jelinek, 1998 yılında Georg Büchner Ödülünü ve 2004 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi olmuş. 
📚
Dışarıda Kalanlar, önceki nesillerin gölgesinden kurtulmaya çalışan genç insanların hikâyesini anlatıyor.
📚
 Karanlıktan yararlanarak ve çocuksu görünümlerini kullanarak yoldan geçenlere saldırmak, mallarını yağmalamak ve soymak amacıyla bir çete kuracaklar ama ruhani liderleri Rainier suç işlerken ya da aşkı kovalarken aralarındaki en başarısız kişi olarak dikkat çekiyor …
📚
Rainer 'in müzikal yeteneği olan ama sık sık konuşma yeteneğini yitiren ikiz kardeşi Anna, zengin bir aileye sahip sportif ve sarışın aynı zamanda Rainer'in hayranlık duyduğu Sophie ve işçi sınıfından babasını kamplarda kaybetmiş Sophie'ye aşık yakışıklı Hans diğer karakterler. 
📚
Özellikleri ailelerinin yanında uslu ama bir araya geldiklerinde hınzır ve anarşist gençler. 
📚
 Anıl Alacaoğlu'nun @anilalacaoglu mükemmel çevirisi ile okuduğum Avusturya usulü kara mizah olarak adlandırılan bu roman varolmayış romanı olarak kabul ediliyor. 
📚
Benim için de yeni bir yazardan hem ilk hem de  değişik bir okuma deneyimi oldu.

#okuduğumkitaplar 
#okudum
#kitap 
# kitapoku
#okudumbitti 
#reklamdeğilöneri

10 Ocak 2026 Cumartesi

SAÇINDA GÜN IŞIĞI

2014 yılında Sabit Fikir Dergisi'nin seçtiği ilk 50 kitap arasında görüp kitabı almasam ne Saçında Gün Işığı adlı kitaptan ne de yazardan  haberim olmayacaktı. 
📚
Roman 
2013 Man Booker Ödülü almış.
Amazon ve NYT çoksatanlar listelerinde bir numaraya yükselmiş .
Yazarı "Dert Yorumcusu" ile Pulitzer kazanan Hint asıllı yazar Jhumpa Lahiri . 1967 yılında doğmuş ABD ' de yaşamına devam ediyor. 
📚
Bir söyleşide ülkesine geri dönmeyi hiçbir zaman düşünmediğini çünkü dönmek istese nereye gideceğini bilmediğini söylemiş.  Bu etkilemişti beni  o dönemde. 
📚
Hintli bir ailenin 3 kuşak  hikayesini anlatan sıcak ve samimi bir romandı.
Dilimize  her zaman çevirilerini çok beğendiğim sevgili Duygu Akın kazandırmış. 
📚
 Kalküta’nın güneyinde Tollygunge’de 1960’lı yıllarda başlayıp Amerika’ya uzanan ve uzun bir zamana yayılan romandı. 
📚
  Aklı başında, olgun ciddi ve mantıklı, görev adamı Subhash ile kendinden on beş ay küçük kural tanımaz, atak, meraklı kardeşi Udayan üzerinden, birbirine benzemeyen  iki kardeş ve  Matri ailesinin mutsuz hikâyesini anlatıyor.
📚
Okuyalı neredeyse on yıldan fazlam olmuş ve romanın baskısı var. 
Romanı aile üzerinden okurken, diğer yandan Hindistan hakkında bilgi edinmek mümkün. 
Gerçi romanın büyük bir kısmı da ABD de geçiyor. Ben çok beğenmiştim o dönemlerde . Yine notlarımın arasında bulunca paylaşmak istedim. 
Kitaplar hep olsun hayatlarımızda 📚

2 Ocak 2026 Cuma

YENİ YIL RİTÜELİM

Benim yeni yıl ritüelim yeni yıla girdikten sonra ilk saatlerde okuyabildiğim kadar kitap okurum.
Böylelikle bütün bir yıl okuyacakmışım gibi hissederim. 
📚🎄
Dün gece bu iki kitabı okudum.
Ve Tarih Devam Ediyor ' a  önceki gün başlamış ve ilerlemiştim.  Zaten öyle bir roman ki sayfa sayısının çokluğu gözümü korkutmuştu ama akıp gidiyor. 
📚🎄
Dün gece Ve Tarih Devam Ediyor ile birlikte Anlatmak İçin Yaşamak da elimden bırakamadığım bir kitap oldu. 
Marquez kendini anlatmış kitabında.  Marquez seven bir okur olarak onu da elime alır almaz 60 sayfa okudum .
📚🎄
Kendi çapımda kitap konusunda güzel bir giriş yaptım 2026 'ya. 
📚🎄
Yeni yılda da okuyalım  okuma serüvenimiz bitmesin kitaplar ve sevdiklerimiz hep bizimle olsun.

🎄🎉🎆📚📚📚🎄🎆🎉