Blog Listem
20 Şubat 2015 Cuma
OKURKEN BEN
Gündem kötü bu günlerde. Acımız bitmiyor. Gencecik bedenleri hasta kişilikli ruhlara kurban ediyoruz. Bizi yönetenler birbirlerini hastanelik ediyor. Fakat her şeye rağmen hayat devam ediyor.
Kitap tanıtımlarını keyifle okuduğum kitapeylemi.blogspot.com.tr beni epey önce bir yazısında mimlemiş. Geç gördüğüm için yanıtlamam da geç oldu. Fakat bu MİM bana pek iyi geldi. yorgun anlarda insana iyi gelen çay veya kahve molası gibi.
Ben de kitap eylemi gibi yaparak bu mimi son yazıma yorum yazanlara göndermek istedim. Yazılarını kitap blogumda sürekli takip ettiğim Bilge, Mehmet Bilgehan Merki ve Maviye İz Süren ve bloguyla yeni tanıştığım Hilal bu MİM' e yanıt verirlerse sevinirim .
İşte sorular ve cevaplarım :
1- Kitap okumak için evde belli bir yerin var mı?
Yok evin her yeirnde okuyabilirim. Gündüzse mutlaka aydınlık olmalı . Geceyse yatağımda uyumadan önce mutlaka .
2- Ayraç mı yoksa rastgele bir kağıt parçası mı?
Kesinlikle ayraç. Rastgele kağıt parçası kullanmam. kitabı asla kıvırmam zaten. Kıvırınca sayfayı, kitabın canı acırmış gibi gelir .
3- Kitap okumayı belirli bir zamanda mı durdurursun yoksa belirli bir bölümde ya da bölüm başında mı durdurursun?
Eğer ağır bir kitapsa evet ama okumak için de zaman tutmuşluğum olmadı hiç .
4- Okurken yemek yemek mi bir şeyler içmek mi?
İçmek ... Kahve, çay, yeşil çay. Bazen içinde olduğum duruma göre, bir kadeh beyaz ya da kırmızı şarap bile olabilir :)
5- Kitap okurken televizyon seyretmek mi müzik dinlemek mi?
İkisine de hayır. Sessiz olmalı kitap okuduğum yer.
6- Tek seferde bir kitap mı yoksa birden fazla kitap mı?
Duruma göre. Eğer elimde iki tane hafif kitap varsa aynı anda okurum. Ama benim için özel yazarların kitaplarını mutlaka tek okurum .
7- Okurken evde mi yoksa her yerde mi okumayı tercih
edersin?
Fark etmez.Her yerde okurum. Bu yüzden çantamda mutlaka kitabım olur. Eskide uzun yol seyahatlerimde çok okurdum. Mutlaka bir kitap biterdi ama gözlerim zamana yeniliyor artık . Yolculuklarda eskisi gibi okuyamıyorum artık :)
8- Kitabın, kafanın içinde yüksek sesle okunması mı yoksa
sessizce okunması mı?
Sessizce elbette ... Yani bence ...
9- Önündeki sayfaları okur musun yoksa sayfaları atlar
mısın?
Atlamam. Atlarsam anlamam.Okuduğum kitap eksik kalır ...
10- Ciltli kitap mı karton kitap mı?
Fark etmez. Kitap olsun da . Fakat çocukken ciltli kitapları pek severdim :)
11- Kitap yazıyor musun?
Hep bir şeyler yazıyorum ama kitap yazmak çok zor bence. Hadi yazdım, yayınevi bulup yayınlatmak çok zor. Özellikle bu durum uzaklaştırdı beni kitap yazma fikrinden .
6 Şubat 2015 Cuma
ÖMÜR DİYORLAR BUNA
Okullar tatil olunca, tatil programı yaparken kendime okuma planları da yaptım. Onbeş günlük tatile en az iki kitap sığdırmalıydım. Aklımda yeni kitap almak yoktu çünkü elimde okumak için ertelediğim kitaplarım vardı. Kitap raflarında Ayfer Tunç adını görünce kitaplığımdaki kitaplarımı biraz daha erteleme kararı aldım., zira Ayfer Tunç okumaya doyamadığım yazarlardandır.
Ömür Diyorlar Buna, Ayfer Tunç'un geçmiş yıllarda çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmış öykülerinden oluşuyor. Gerçek yaşam izleri yazarın güçlü kalemiyle biz okurlara ulaşıyor.
Bütün öyküler birbirinden güzel. Bir solukta okutuyor kendini. Benim favorim ilk öykü oldu. Rusya'da başlayıp Türkiye'de devam eden uzun çok uzun bir hayatın, Fatma Hanıımın öyküsü. Kitap Fatma Hanım'ın kırık Türkçesiyle başlıyor : "Biliyor musun ki iyi yaşanmış hayat bir hazinedir ."
Ardından Doktor Manuk, Şapkacı Arlet, hiç ünlü olamamış Aylin Işık 'ın hayatları tatil sürecinde bana eşlik ettiler.
Sonuç mu? İyi ki okudum ve iyi ki Ayfer Tunç var ...
Ömür Diyorlar Buna, Ayfer Tunç'un geçmiş yıllarda çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmış öykülerinden oluşuyor. Gerçek yaşam izleri yazarın güçlü kalemiyle biz okurlara ulaşıyor.
Bütün öyküler birbirinden güzel. Bir solukta okutuyor kendini. Benim favorim ilk öykü oldu. Rusya'da başlayıp Türkiye'de devam eden uzun çok uzun bir hayatın, Fatma Hanıımın öyküsü. Kitap Fatma Hanım'ın kırık Türkçesiyle başlıyor : "Biliyor musun ki iyi yaşanmış hayat bir hazinedir ."
Ardından Doktor Manuk, Şapkacı Arlet, hiç ünlü olamamış Aylin Işık 'ın hayatları tatil sürecinde bana eşlik ettiler.
Sonuç mu? İyi ki okudum ve iyi ki Ayfer Tunç var ...
22 Ocak 2015 Perşembe
KAFAMDA BİR TUHAFLIK
Geçen gün gazete ve eski kitap alışverişi yaptığım sahafın önünde kitaplara bakıyordum.
Orhan Pamuk'un Kara Kitap, Cevdet Bey ve Oğulları, son romanı Kafamda Bir Tuhaflık ile birlikte sahafın vitrininde durmaktaydı.
Yaşlı bir turist çift de benimle birlikte kitaplara bakıyordu.
Bana Orhan Pamuk kitaplarını işaret ederek, kitapların İngilizcesinin olup olmadığını sordular. Ben de sahafta bulamayacaklarını fakat AVM lerdeki kitap evlerinde bulabileceklerini dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım. Onlara neden Orhan Pamuk kitaplarını aradıklarını sordum. İyi yazar dediler bana, hem de Nobel Ödülü almış, son romanını çok merak ettik çünkü İstanbul'u anlatıyor dediler.
Bence Orhan Pamuk yaşayan; kitapları en çok tartışılan yazarlardan biri. Hele son romanı için okurları ikiye bölünmüş durumda. Bazıları romanı beğenirken bazıları yerden yere vuruyor.
Benim fikrime gelince, Kafamda Bir Tuhaflık'ı içinde İstanbul olduğu için sevdim.
İçinden İstanbul geçen her kitabı sevdiğim gibi.
Bu roman için yazarın en kolay okunan kitabı söylemlerini de çok duydum. Evet hak verdim; roman kolay okunuyor ama kolay okunsa da içinde okuru bıktıran gereksiz tekrarlar var. Boza ve yoğurt satıcısı Mevlut'un ve çevresinin hayatlarını okurken bu tekrar beni azıcık yordu !!!
Romanın konusunu anlatmak istemiyorum; zaten yeterince yazıldı çizildi. Roman hakkında söyleyeceğim yegane konu; bana " Çocukluğumun İstanbulunu " anlatmasıdır. Haaa bir de kış aylarında severek içtiğim bozanın içinde alkol olduğunu öğrenmiş olmamdır. Çok mu çok cahilim bilemedim ama öyleymiş işte ...
Biz kendi aramızda kitap hakkında tartışaduralım; beğenelim ya da yerden yere vuralım; Kafamda bir Tuhaflık uzunca bir süre çok satanlar listesinde üst sıralarda yer almaya devam edecek gibi görünüyor ...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


