Blog Listem

9 Aralık 2013 Pazartesi

BEYOĞLU'NUN EN GÜZEL ABİSİ


Açık konuşmak gerekirse Ahmet Ümit en sevdiğim polisiye yazarlarından değildir. Fakat yine de her yeni romanını merakla beklerim.

Ahmet Ümit'i okumaya başlama nedenim Beyoğlu Rapsodisi ve ardından Patasana'dır.

Patasana'yı çoğu insan beğenmese de tarihe olan merakımdan mıdır bilinmez en sevdiğim Ahmet Ümit romanlarından biri olmuştur .

Beyoğlu'nun En Güzel Abisi'ni de düşünmeden aldım ve okudum. Çünkü içinden İstanbul geçen bütün kitaplar başımın tacıdır.

Roman Beyoğlu, Tarlabaşı'nda işlenen bir cinayet etrafında dönüyor.
Ahmet Ümit'in eski romanlarından tanıdığımız komiser Nevzat ve yardımcısı  Ali ile yine bu romanda karşılaşıyoruz. Komiser Nevzat'ın naif ve anlayışlı Rum sevgilisi Evgenia da var romanda. Evgenia bu sefer ailesi ile beraber karşımızda. Evgenia'nın ailesinin İstanbul'dan Atina'ya 6 - 7 Eylül olayları yüzünden gitmek zorunda kaldığını öğreniyoruz romanın ilerleyen sayfalarında.

Komiser Nevzat'ın etrafında dönüp duran komşusu olarak çıkıyor karşımıza.
Polisiye roman yazarı olarak naçizane öneriler getirse de komiser Nevzat zaman zaman sinir oluyor yazara. Bu da okurken hoşuma giden yerlerden biri oldu.

Beyoğlu'nun En Güzel Abisi bana göre sadece polisiye bir roman değil. Çok fazla karakterleri ile, talan edilen İstanbul tasvirleri ile hızla akıp giden bir roman. Yazar bu sefer romana kendini de eklemiş.


Tavsiye eder miyim ? Ederim ...

25 Kasım 2013 Pazartesi

DAHA


Hakan Günday, kitaplarını okurken hayretler içinde kaldığım bir yazardır.

İlk romanı Kinyas ve Kayra'yı tesadüf eseri edinip okumuştum. Ardından AZ ve ZİYAN geldi. Aynı şaşkın duygularla okudum bu kitaplarını da. Sonunda Hakan Günday kitapları benim favori kitaplarım arasına girmişti. Hakan Günday da favori yazarım.

DAHA çıkar çıkmaz kitabı hemen edindim. Bu sefer konu farklıydı. Geçimini insanlar üzerinden sağlayan Ahad'ın oğlu Gaza'nın hayatıydı romanın konusu.

Yazarın diğer kitapları gibi, şaşırarak, çarpılarak okudum.
Kitap bitince bir şeyler eksik kaldı içimde ve ne olduğunu bulamıyorum.
Evet yine sarstı, silkeledi, düşündürdü yazarın satırları ama o eksikliğin ne olduğunu bulamıyorum.

Sonuç; Hakan Günday yeni bir kitap daha yazarsa okur muyum ? Tabii kesinlikle okurum ... Yazarın kitaplarının kredisi  bende hep sonsuz ...

25 Ekim 2013 Cuma

AİLE ÇAY BAHÇESİ


Bayram öncesi alışverişindeyim.
Elim kolum dolu. Bu bayram öncesi alışverişlerini hiç anlamamışımdır zaten. Nedir bu telaş, bu koşuşturma falan?

Oğluma bir şeyler almak için gittiğim alışveriş merkezinde D&R' a uğramasam olmaz !!!
 O iki arada bir derede sıkışık zamanda giriyorum mağazadan içeri. Bir bakıyorum ki Yekta Kopan'ın yeni kitabı çıkmış; üstelik roman.

Yazar Yekta kopan olunca düşünmeden alıyorum kitabı. Çünkü kimseler bilmez Yekta Kopan'ın sesi aslında benim çocukluk arkadaşım !!!

Çocukluğumda dinlemekten vaz geçemediğim Okul Radyosu'ndaki kahramanlardan birine ses verirdi o zamanlar. Yine kimseler bilmez o kahramanların hepsinin sesi benim çocukluk arkadaşım.

Eve geliyorum, e tabi araya bayramın ilk iki günü giriyor. Üçüncü gün daha rahatım. Kitaba başlıyorum ve iki saat içinde bitiriyorum.

Aile Çay Bahçesi'nin   hüzün barındıran bir  konusu var. Kendinle kavgalı, hayatla kavgalı Müzeyyen'in hikayesi. "Müzeyyen" süslerle güzelliklerle bezeli demek. Müzeyyen'in hayatında pek süs ve güzellik barınmıyor ne yazık ki. Müzeyyen'in kendinle ve hayatla mücadelesini okurken, roman akıp gidiyor ve bana da sesi çocukluk arkadaşım olan yazarın kitabını, sayfamda tanıtmak düşüyor ...

11 Ekim 2013 Cuma

İSKOÇYA SOKAĞI 44 NUMARA


Şu güzel geçen son bahar günlerinde, yorulmadan okuyabileceğiniz, eğlenceli bir kitap arıyorsanız İş Bankası Kültür Yayınları'ndan çıkan İskoçya Sokağı 44 Numara güzel bir seçenek olabilir.

Roman aynı sokakta yaşayan insanların maceralarını ve birbirleri hakkındaki düşüncelerini anlatıyor. Kahramanların yaşadıklarını merak ettiğiniz için de sayfalar akıp gidiyor. Ben en çok kitabın ana kahramanı Pat ve komşusu Irene ile Irene'nin beş yaşındaki özel yetenekli oğlunun maceralarını beğendim.

Kısacık ip ucu vereyim; Pat aynı evi paylaşmak zorunda kaldığı yakışıklı ukala Bruce'a umutsuzca aşık olur. Bruce bunun farkındadır ama Pat'e karşı hiç bir şey hissetmemektedir.

Pat'in komşusu Irene çocuk eğitimi konusunda çok hırslı bir kadındır. Yani o kadar hırslıdır ki; kadını gerçekte görseniz sinir olup bir kaşık suda boğmak istersiniz:) Beş yaşındaki oğlu Bertie  annesinin yoğun çabaları sonucunda saksafon çalmayı öğrenir ve hatta zor bir şarkı olan **AS TIME AS GOES BYE' ı profesyonelce çalmayı öğrenir. Irene'deki nasıl bir hırssa çocukla saksafon aynı boydadır oysa...

Roman böylece diğer yan karakterlerle devam eder. Yan karakter demişken, Irene ve Pat'in komşusu Domenica'yı unutmamak gerekir. Domenica görmüş geçirmiş bir kadındır, hırsları yüzünden  içten içe Irene'e kızmaktadır.
Domenica'nın Irene'e söylediği şu  cümleyi çok sevdim : " Çocukluğun anlamı, bize kısa ömürlü bir masumiyet ve dünyanın baskılarından korunma fırsatı tanımasıdır.

Romanı anlattım diye  kızmayın sakın; bunlar çok minik paylaşımlar ayrıca bu kitap seri kitap. Şimdi ben sabırsızlıkla serinin ikinci kitabı Kahve Öyküleri'nin siparişinin gelmesini bekliyorum.

** AS TIME AS GOES BYE : Ünlü Casablanca filminin müziğiymiş, o müziği bilirdim, roman kahramanı Bertie sayesinde adını da öğrendim ...

25 Eylül 2013 Çarşamba

VE DAĞLAR YANKILANDI



Uçurtma Avcısı ve Bin Muhteşem Güneş'ten sonra okurlarının gözünde bağımlılık yaratan bir yazar oldu Khaled Hosseini. Doğal olarak yeni romanlar bekledik kendisinden.

Yazıp yazmadığını ya da romanların Türkçe'ye çevrilip çevrilmediğini bilmiyorum ama uzunca bir aradan sonra yeni romanı Ve Dağlar Yankılandı ile okurla buluştu. Aslını ararsanız satış kaygısına kapılıp da, bir romanı çok sattı diye altı ayda bir kitap yayınlayan yazarları da sevmiyorum ben. Bu bakımdan, eğer ortaya güzel bir şeyler çıkartmak adına yazmamışsa yazara da ayrıca saygı duyarım.

Konu yine yazarın en iyi tanıdığı topraklarda geçiyor. Bize  fazla uzak olmayan bir coğrafyadan sesleniyor roman.

Romanı okurken hem bugüne hem de geçmişe yolculuk yapıyor okur.

Benim fikrim; güzel bir roman olmuş  Ve Dağlar Yankılandı, okunmaya değer. Naçizane eleştiri yapmam gerekirse; geçmiş ve gelecek bağları karışık biraz. Bağlantıyı kurabilmek için dikkatli bir okur olmak lazım. Sık tekrarlar var. Konu  kadın ama kadınların başına gelenler hangi coğrafyada olursa olsun her kadının başına gelecek türden.

Kitap okuru  ancak ilk 50 sayfadan sonra içine alıyor. Dördüncü bölümde Nebi'nin Bay Markos'a yazdığı uzun mektup sayesinde, ilk sayfalarda okunan  bütün kahramanları tek tek merak etmeye başlıyoruz. Bu da romanın akmasına neden oluyor.

Yazarın kullandığı teknik güzel, çeviri için de olumsuz hiç bir şey söyleyemem, gayet başarılı ancak; roman için şahaneydi, yılın kitabıydı
 falan diyemiyorum çünkü bende biraz Kemalettin Tuğcu  kitaplarının etkisini uyandırdı. Tabii bu kişisel bir durum da olabilir, belki ben şimdilerde neşeli kitaplar okumak istiyor olabilirim ...



20 Ağustos 2013 Salı

PERİ GAZOZU



Muhteşem bir kitap okuyorum ve bitmesin istiyorum.
Tuhaf, buruk bir hüzün ve sevinç uyandırıyor okurken sayfaların içindeki cümleler.

Kimi zaman bir çocuğun anılarına yolculuk yapıyorum; kimi zaman bir doktorun hastalarıyla yaşadıklarına tanıklık ediyorum. En önemlisi sayfalarda kendimden de bir şeyler buluyorum.

Peri Gazozu benim için bu yazın en önemli kitaplarından biri oldu.

Tavsiye ederim, hem de önemle ve keyifle ...

9 Ağustos 2013 Cuma

DÖNÜŞ


Ayşe Kulin kitapları benim için yaz kitabı olmuştur hep.

Akıcı dili, merak uyandıran konusu, içinde bir dolu yaşanmışlık barındıran hikayeleri ile Ayşe Kulin kitaplarını severek okumuşumdur.

Temmuz ayı içinde Dönüş'ü okudum. Dönüş gerçekten bir dönüş hikayesi.
Kendine dönüş, çocukluktan çıkış hikayesi ve bir devam kitabı.

Dönüş'ü roman kahramanı Derya'nın gözüyle değerlendirdim okurken.
Bir kızın gençlik yıllarında boyundan büyük olaylar yaşaması, gerçekleri zamanı gelince öğrenmesi anne ve babasıyla birlikte geçmişi ile yüzleşmesi özel geldi bana.

Ayşe Kulin'in bu son romanı da güzeldi, diğer Ayşe Kulin kitapları gibi.