Blog Listem

25 Ağustos 2015 Salı

YÜRÜMEK

Sevgi Soysal, güçlü kalemiyle Türk Edebiyatı' nda iz bırakan yazarlarımızdandır.

Kırk yıllık ömrüne birbirinden değerli eserler sığdırmış ve yazık ki bu dünyadan çok erken ayrılmıştır. 

Gectiğimiz günlerde Soysal ' ın YÜRÜMEK adlı romanını okudum.

Ela ile Memet 'in öyküsü. 
70' li yıllarda büyüyen, önce çocuk sonra genç kız ve delikanlı ve sonra da yetişkin olmalarının hikayesi.

Ela'  nın hikayesinden Memet 'in hikayesine geçişte yapılan doğa betimlemeleri ve mükemmel bir anlatım ...

Sevgi Soysal kitapları edebiyat tadı almak isteyen okurları kolaylıkla kendine çekecektir. 
Daha önce  Sevgi Soysal kitaplarını okumayanlar için  "Yürümek"  hoş bir başlangıç olabilir.


21 Ağustos 2015 Cuma

YAZ KİTAPLARIM



Kitap bloguma neredeyse bir olacak yazmayalı. Bu sürede yukaridaki kitapları okumuşum.
Kısa Kısa anlatayım size  :

1- Leylak Zamanı : Maeve Binchy 'den
hiç okumadım bu güne kadar.  Birkaç arkadaşımın önerisiyle  başladım.  Ya zamanlamam yanlıştı ya da bana hitap etmedi.  Okudum ama sevemedim. Belki de başlangıç için yanlış   kitabını seçtim yazarın.
***
2- Kavgam : Kuzenim Antalya' ya tatile gelmeseydi, tatil kitabı olarak Kavgam 'ı seçmeseydi okumak aklıma bile gelmezdi . Kitap, yazarın hayatını anlatıyor ve hayatla kavgasını. Sert ama akıcı bir dili vardı yazarın sevdim.
***
3- NE MALUM :   Bu yazın en   keyif veren kitaplarından   biri oldu. İçinde birbirinden güzel yedi öykü var. Yazarın  diğer kitaplarını da aldım bu arada...
****
4- HERKES YALNIZ : Özellikle temmuz ayı öykü okuma ayımdı  . Onur Caymaz' ın  öyküleri beklentimi fazlasıyla karşıladı. 
***
5- UNUTMA DERSLERİ :  Nermin   Yıldırım yeni tanıdığım bir yazar. Daha önce de Saklı Bahçeler Haritası ' nı okumuş ve cok beğenmiştim.  Unutma Dersleri   birkaç tık öne geçti. Okurken yanımda hep bir kalem taşıdım altını çizdiğim öyle çok cümle vardı ki. ..
***
6- DOKUZ ODA CİNAYETLERİ : Ayşe Erbulak polisiye yazmayı seviyor. Zaman zaman ben de polisiye roman okumayı seviyorum. Bu roman da iki gün içinde okunabilecek  bir roman. Ancak sıkı  polisiye  ve gerilim okumayı sevenlere hafif gelecektir.  Bana göre hoş  bir roman olmuş.  Sadece yazara  ufak bir serzenişım olacak ; "Diğer üç kitabında  okura kendini sevdiren baş komiser Deniz ' i bu kadar kötü  bir insana dönüştürmeseydin be Ayşe ".
***
Şimdilik okuduklarım  bunlar.
Sonbahar kitaplarım da bir sonraki yazımın konusu olsun ... : )











Posted via Blogaway


1 Ağustos 2015 Cumartesi

KOCAN KADAR KONUŞ DİRİLİŞ

Gündemin üzücü ve kasvetli havasını dağıtmama yardım edecek bir kitap okumalıydım.
Evdeki kitaplarımın arasından Efsun kız yardımıma koştu. :)

Kocan Kadar Konuş ' un ilk kitabını okumamıştım.  Fakat filmini izlemiştim.  Filmde Ezgi Mola  'nın hayat verdiği Efsun Karakteri, bir de Efsun' un şair Sabahattin Ali ile sohbetleri hoşuma gitmişti.

Hal böyle olunca ikinci kitabın çıktığını görüp hemen almış fakat okumak için bekletmiştim.

Kocan Kadar Konuş ( Diriliş ) tam da bu kasvetli anlarıma iyi gelen bir kitap oldu.

Efsun ve Sinan ' ın evlilik yolundaki maceralarını anlatıyor. 
Kitap bu anlamda sıradan gibi görünebilir fakat ben romanda Efsun karakterini filmdekinden daha çok sevdim. Efsun ' un gösterişten uzak, kendine münhasır hayata bakış açısı beni çok eğlendirdi.
Hele o " her eve lazım çok bilen teyzeler " karşısındaki sağlam duruşu, 30 yaşına geldiği halde çevresi evlilik konusunda umutsuz vaka olarak görse de bu durumu  takmayan  hali eğlenceli geldi  bana.
Haaa  bir de Sabahattin Ali  ile olan keyifli sohbetleri ...
Bence kitabın en güzel yerlerinden biri de buydu.
Bakalım devam filmi nasıl olacak?
Benim fikrim zannedersem değişmeyecek . Her zaman kitap filmden daha güzeldir bence ...

Kocan Kadar Konuş  Diriliş  şahane bir yaz  kitabı olabilir. 

Şimdi sırada okunacak iki kitabım daha   var. Onlar da diğer yazılarımın konusu olsun ...








18 Temmuz 2015 Cumartesi

Kimi okur çok sevdi. İlk kitabı bir solukta okudu devam kitabı olduğunu duyunca sabırla bekledi ve ikinci kitabı da aynı duygularla okudu.

Kimi okur için hiç bir değeri yoktu. Kitap raflarında görse bile okumayı hiç düşünmedi.

Kimi okur ki bu kategoriye ben  de giriyorum; başlangıçta bir üstte söz ettiğim okur tipi gibiydi.  Okuma seçkilerine güvendiği  birkaç arkadaşından olumlu sözler duyunca kitabı okudu. Devam kitabını da okudu.

Fİ VE Çİ ' den söz ediyorum.

Şimdi de serinin üçüncü kitabı Pİ kitap raflarındaki yerini aldı.

Ben Fİ yi başlangıçta çok dirensem de, sonrasında bir solukta okuyanlardan oldum. Çİ ise beklentimi çok karşılamadı.  Aceleye getirilmiş gibi hissettim. 

Kitap raflarında Pİ yi görünce dayanamadım hemen aldım.

Pİ şimdilik keyifli gidiyor. Fİ kadar sürükleyici Çİ ' den fersah fersah uzakta.
Bakalım kitap bittikten sonra neler dusuneceğim ?

9 Temmuz 2015 Perşembe

NE MALUM



Yeni kitaplar bana farklı coğrafyalar keşfetmeyi hatırlatır.
 Her yeni kitap, yeni yerler görmek, yeni insanlar tanımak gibidir ve her yeni coğrafya değiştirir insanı.

***
Ne Malum bu yaz okuduğum en değerli kitaplardan biri oldu.
İçinde birbirinden güzel roman tadında yedi öykü  olan kitap aslında yazarın en son kitabı.

***
Beni tanıyanlar bilirler; sevdiğim yazarların kitapları ile tanışma öyküm hep onların kitaplarını sondan başa doğru okumakla başlar. Bu kural NE MALUM' da da değişmedi.

Her bir öyküyü roman tadında okudum.
Yazarın dilinin akıcılığına, konuların güzelliğine hayran kaldım.

Öykülerin içinden İzmir geçmesi de benim için ayrıca değerliydi.
İzmirli hiçbir kan bağım olmamasına rağmen bu şehri çok sevmem ayrı bir yazı konusudur zira :)

Bana çok iyi geldi, içinde yedi farklı öykü barındıran bu güzel kitap. şimdi yazarın diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum.


30 Haziran 2015 Salı

SAKLI BAHÇELER HARİTASI

Bu yaz okuduğum en ilginç romanlardan  biri de Saklı Bahçeler Haritası oldu. YazarI,  kitaplarını yeni tanıdığım Nermin Yıldırım.

Değişik bir roman Saklı Bahçeler Haritası.

***
Yayın evi sahibi Rıdvan,  kimin tarafından gönderildiği bilinmeyen mektuplar almaya başlar.  Önceleri kırık bir aşk hikayesinin kahramanları olarak düşünür mektup yazanları Rıdvan fakat kısa sürede mektupların yıllar önce birbirinden ayrılmış iki kız kardeşe ait olduğunu anlar.

***
Behiye ve Suat birbiriyle tamamen zıt karaktere sahip;  yıllar önce yolları ayrılmış iki kardeştir.  Yıllar sonra birbirlerine yazdıkları mektuplarla geçmişin hesabını ve kendi iç dünyalarını birbirlerine açarlar. 
***
Okurken bir sonraki sayfada ne olacak duygusuyla okuduğum bir roman oldu Saklı Bahçeler Haritası.
Şaşırtıcı sonuyla da ummadığım bir şekilde bitti.

Yeni yazarlar tanımak isteyen okurlar için Nermin Yıldırım kitapları hoş bir alternatif olabilir.

26 Mayıs 2015 Salı

KONSTANTIYYE OTELİ

Zülfü Livaneli kitaplarını okumayı seviyorum.
 İlk okuduğum romanı Mutluluk'tan itibaren hep yeni kitaplarını merak ettiğim yazarlardan olmuştur.

Son romanı Kardeşimin Hikayesi'nden  iki yıl sonra yeni romanı çıkınca hemen alıp okumaya başladım.  Yine sevdim elbette kitabı fakat bu okumamda biraz duygularım birbirine karıştı öncelikle bunu itiraf etmeliyim. 

Romanın başlangıcı, ilerleyişinden çok farklıydı.
Biraz gerçek üstü  kurgulanmış bir şekilde başlayan roman ilerleyen sayfalarda birden fazla kahramanı içinde barındıran sayfalara dönüştü.
Asıl roman kahramanın değil de yazarın anlatımından okudum romanı. Kitabın ortalarına kadar kitabın içine girmeme engel oldu bu durum.  

Son dönemde yazarlar romanlarında  fazla karakter kullanmaya  önem veriyor.
Bu kadar çok karakterle başa çıkmak yazar için ne kadar zor oluyor bilmiyorum ama kimi okurları yorabiliyor. 
Neyse ki ben; Zülfü Livaneli ne yazarsa okurum diyen sadık okurlardan biri olduğum için romanı keyifle okudum. 

Son olarak şunu söylemek isterim : Bir dönem siyasete atılmıştı ya Livaneli; iyi ki vazgeçmiş.
Politikanın acımasız çarkları içinde dönerken edebiyat dünyasına bu güzel kitapları kazandıramazdı.Tabii ki bu naçizane benim fikrim :)

Konstantiniyye Oteli, "iki binli"  yıllarla beraber değişen insan panoramasına tuttuğu ışıkla 2015 yazının sevilen kitaplarından biri  olacak ...