Blog Listem

23 Şubat 2026 Pazartesi

RÜYAYA BENZER

Ankara’dan İstanbul’a okumaya gelen Azra’nın hikâyesi şubat ayında okuduğum romanlardan biri oldu.
📚
Defne Suman 'ın kitaplarını çok beğenerek okurum. 
Özellikle Kahvaltı Sofrası ve Çember Apartmanı'nın yeri kalbimde ve kitaplığımda ayrıdır. Rüyaya Benzer de onların yanında yerini aldı. 
📚
Romanda  asıl çarpıcı olan; 
Azra'nın  hayattayken değil, öldükten sonra konuşması 
yani romanı roman boyunca ölü bir anlatıcının ağzından okuyoruz.
📚
 Azra, ölümünden sonra:
hayatına,
gençliğine,
ilişkilerine,
yalnızlığına
ve İstanbul’daki varoluşuna
dışarıdan, ama hâlâ duygunun içinden bakıyor.
📚
Romanda ölüm bir son değil, bakış açısı olarak anlatılmış. 
📚
Yaşam, geç kalınmış fark edişler üzerinden anlatılıyor. 
📚
Azra’nın sesi sakin ama sarsıcı, dramatik değil ama derinden hüzünlü.
📚
İstanbul, bir şehirden çok bir bilinç hâli gibi. 
📚
  Roman okurken okura şunu soruyor:
“İnsan yaşarken mi kördür, yoksa ölünce mi görür?”
Zira 
Azra’nın ölümü, hayattayken fark edemediklerini nihayet görmesini sağlıyor.
📚
Ve bu yüzden roman;
gürültülü değil,
iddialı değil,
ama içten içe  yaralayıcı geldi bana. 
📚
Öte yandan 90'lı yılların İstanbul sokaklarında dolaşmak da hoşuma gitti.
 📚
Gönülden tavsiyemdir. 

Defne Suman 'ın @defnesuman emeğine sağlık. 

#reklamdeğildir 
#reklamdeğilöneri

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder