Blog Listem
10 Ağustos 2011 Çarşamba
İSKENDER'İN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Neden bu ülkede yapılan her işe bir engel konur bilmiyorum.
Daha piyasaya çıkar çıkmaz İskender için İnci Gibi Dişler'den alıntı dediler.
Bu bence bir yazara yüklenecek en kötü ithamlardan biri.
Çok uzatmayayım İskender bence okuduğum en şahane Elif Şafak romanı.
Bunun türlü nedenleri var ama, sıradan bir okur olarak bence en önemli neden, bir roman boyunca bir sürü karakterler başa çıkabilmek.
İskender için eleştirilerim ise şunlar olacak:
-Romanın adı İskender'den daha farklı olabilirdi. Çünkü roman ikiz kız kardeeşler üzerinde geçiyor.
İskender bu ikiz kızlardan birinin bana göre tam da kişiliğini tamamlayamamış oğlu.
- Roman kapağında yazarın erkek kılığında resminin olmasına gerek yoktu. Bu biraz itici olmuş.
Bunların dışında söylecek sözüm yok, şahane bir roman ve mutlaka okunmalı, ön yargısız ama ...
4 Temmuz 2011 Pazartesi
BENİM GÜZEL KİTAPLARIM
Çok ihmal ettim bu blog sayfamı.
Bu arada epey kitap okudum.
Bende iz bırakan bir kaç tanesinden söz etmek istiyorum.
- SINIRIN GÜNEYİNDE GÜNEŞİN BATISINDA: Keyifle okuduğum Murakami romanlarından biri, yazarı sevenler okumamışlarsa tavsiye ederim, Murakami ile tanışmak isteyenler için bu roman mükemmel bir başlangıç olabilir. Ailesinin tek çocuğu olan Hacime'nin geçmişi ve kendiyle hesaplaşması çok keyirfli gelecek.

- BİZANS SULTANI : Selçuk Altun'la tanışmamı sağlayan kitap. Tamamen tarih romanı olduğunu düşünerek aldığım ama içinde farklı bir kurgu bulduğum bir kitap oldu Bizans Sultanı, sırada yazarın okumak istediğim Yalnızlık Gittiğin Yoldan Gelir adlı kitabı var .
- EVA LUNA : Isabel Allende'nin Ruhlar Evi adlı romanını yıllar önce okumuş ve hayran kalmıştım. Nedense bir daha İsabel Allende romanları okumamışım.
Ruhlar Evi'ni doksanlı yılların sonunda okuduğuma göre, İsabel Allende ile arama on yıldan fazla zaman girmiş.
Kızılderili bir bahçıvandan tek gecelik ilişki sonucu doğan ve erken yaşta annesini kaybeden Eva Luna'nın karmaşık ama bir o kadar da coşku dolu hayatı bu klasikleşmiş romanı okumayanlar için alternatif olabilir.
Bu arada epey kitap okudum.
Bende iz bırakan bir kaç tanesinden söz etmek istiyorum.
- SINIRIN GÜNEYİNDE GÜNEŞİN BATISINDA: Keyifle okuduğum Murakami romanlarından biri, yazarı sevenler okumamışlarsa tavsiye ederim, Murakami ile tanışmak isteyenler için bu roman mükemmel bir başlangıç olabilir. Ailesinin tek çocuğu olan Hacime'nin geçmişi ve kendiyle hesaplaşması çok keyirfli gelecek.

- BİZANS SULTANI : Selçuk Altun'la tanışmamı sağlayan kitap. Tamamen tarih romanı olduğunu düşünerek aldığım ama içinde farklı bir kurgu bulduğum bir kitap oldu Bizans Sultanı, sırada yazarın okumak istediğim Yalnızlık Gittiğin Yoldan Gelir adlı kitabı var .
- EVA LUNA : Isabel Allende'nin Ruhlar Evi adlı romanını yıllar önce okumuş ve hayran kalmıştım. Nedense bir daha İsabel Allende romanları okumamışım.
Ruhlar Evi'ni doksanlı yılların sonunda okuduğuma göre, İsabel Allende ile arama on yıldan fazla zaman girmiş.
Kızılderili bir bahçıvandan tek gecelik ilişki sonucu doğan ve erken yaşta annesini kaybeden Eva Luna'nın karmaşık ama bir o kadar da coşku dolu hayatı bu klasikleşmiş romanı okumayanlar için alternatif olabilir.
17 Mayıs 2011 Salı
YILDIZ İZİ
Yeni kitaplar aldım kendime. Okudukça tek tek paylaşacağım bu sayfaalrda.
İçlerinde bir tanesi var ki bayıldım tek kelimeyle.
Zeynep Altıok'tan Yıldız İzi.

Zeynep, Metin Altıok - Füsün Akatlı 'nın biricik kızları.
Çocukluğu Türkiye'de iz bırakan değerler arasında geçmiş ve günü gelmiş hepsini birer birer gökyüzüne göndermiş.
Babası Metin Altıok Sivas'ta ortaçağ karanlığında yıldızlara karışmış.
Akıcı çok güzel ama çoğu yerde kırgın, hüzünlü bir dili var kitabın.
Zeynep şanslıymış, yeryüzüne inmiş gerçek yıldızlar arasında geçmiş çocukluğu...
İçlerinde bir tanesi var ki bayıldım tek kelimeyle.
Zeynep Altıok'tan Yıldız İzi.

Zeynep, Metin Altıok - Füsün Akatlı 'nın biricik kızları.
Çocukluğu Türkiye'de iz bırakan değerler arasında geçmiş ve günü gelmiş hepsini birer birer gökyüzüne göndermiş.
Babası Metin Altıok Sivas'ta ortaçağ karanlığında yıldızlara karışmış.
Akıcı çok güzel ama çoğu yerde kırgın, hüzünlü bir dili var kitabın.
Zeynep şanslıymış, yeryüzüne inmiş gerçek yıldızlar arasında geçmiş çocukluğu...
21 Nisan 2011 Perşembe
SERENAD
Uzun zamandır beni bu kadar sarsan bir kitap okumamıştım.
Kitap bittikten sonra ne yeni bir kitaba başlayabildim, ne de kitap hakkında düşüncemi yazabildim.
Üstelik çok da eksik hissettim kendimi.
Meğer ben "Struma"yı hiç duymamışım.
Deliler gibi sevdiğim, yaz aylarında ateş böceklerinin gece şölenine hayran kaldığım Şile'nin denizinin altında yatan koca gemiden hiç haberim olmamış.
Ve Nadia, ahhh Nadia !!!
Geminin güvertesinden gökyüzüne bakarken, kuşların " V " şeklinde göçüşünden bile umutlanan Nadia.
Ve Profosör, sevdiği kadına hayatının tek ve en güzel bestesini yapan adam.
Bir insan daha da büyük hangi acıyı yaşayabilir acaba?
Sahiden de coğrafya kader midir?
Ve Maya, erkek yazarın kaleminde hayat bulan zeki, okuru kendine bağlayan Maya.
Ve Serenad aslında roman hakkında konuşacak ve yazacak o kadar çok şey var ki ...
Kitap bittikten sonra ne yeni bir kitaba başlayabildim, ne de kitap hakkında düşüncemi yazabildim.
Üstelik çok da eksik hissettim kendimi.
Meğer ben "Struma"yı hiç duymamışım.
Deliler gibi sevdiğim, yaz aylarında ateş böceklerinin gece şölenine hayran kaldığım Şile'nin denizinin altında yatan koca gemiden hiç haberim olmamış.
Ve Nadia, ahhh Nadia !!!
Geminin güvertesinden gökyüzüne bakarken, kuşların " V " şeklinde göçüşünden bile umutlanan Nadia.
Ve Profosör, sevdiği kadına hayatının tek ve en güzel bestesini yapan adam.
Bir insan daha da büyük hangi acıyı yaşayabilir acaba?
Sahiden de coğrafya kader midir?
Ve Maya, erkek yazarın kaleminde hayat bulan zeki, okuru kendine bağlayan Maya.
Ve Serenad aslında roman hakkında konuşacak ve yazacak o kadar çok şey var ki ...
1 Mart 2011 Salı
TANRI OLMAK İSTEYEN OTOBÜS ŞOFÖRÜ
Edgar Keret adını yeni duyduğum bir yazar.
İsrail'li. 1967 doğumlu.
Doğrudan savaşın içine doğmuş, hatta savaşal yaşamayı öğrenmiş biri.
Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü yazarın keyifli hikayelerinden oluşuyor.
Bazı yazarların farkına geç vardığım için kızıyorum kendime.
Edgar Keret de geç tanıdığım yazarlardan.
Şimdi sırada yazarın Filistin'li yazar Samir El Yousef'le birlikte yazdığı
Gazze Blues var.

Bunları okuduktan sonra aklında ne kalıyor diye soracak olursanız; ironi ,kara mizah ve keyifli okuma anları diye cevaplarım ben de. Bir de savaş koşullarında bile gülmeyi ve yazmayı başarmış insanların sırrını paylaşmış olurum, kendimce tabii:))
İsrail'li. 1967 doğumlu.
Doğrudan savaşın içine doğmuş, hatta savaşal yaşamayı öğrenmiş biri.
Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü yazarın keyifli hikayelerinden oluşuyor.
Bazı yazarların farkına geç vardığım için kızıyorum kendime.
Edgar Keret de geç tanıdığım yazarlardan.
Şimdi sırada yazarın Filistin'li yazar Samir El Yousef'le birlikte yazdığı
Gazze Blues var.

Bunları okuduktan sonra aklında ne kalıyor diye soracak olursanız; ironi ,kara mizah ve keyifli okuma anları diye cevaplarım ben de. Bir de savaş koşullarında bile gülmeyi ve yazmayı başarmış insanların sırrını paylaşmış olurum, kendimce tabii:))
19 Şubat 2011 Cumartesi
SAHİLDE KAFKA
Bazı kitaplar mutlaka ama mutlaka okunmalıdır.
Sonra kitaplığıımızın en özel köşesinde saklanmalıdır.
Bu tür romanlar okuru kendine tutsak eder ve bağımlılık yaratır çünkü.
Sahilde Kafka da böyle bir roman.
Bir sonraki sayfada ne olacağını merak ederek 650 sayfalık kitabı iki günde bitirmeniz mümkün.
Ben kitapta en çok, hafızası silinenen Nakata'yı sevdim.
Bir kitap kahramanıyla sevgi bağı kurulabileceğini de Sahilde Kafka ve "Nakata " sayesinde öğrenmiş oldum.
Böylece yazar Murakami de " benim yazarım" konumuna geldi.
Sözün özü, Sahilde Kafka'yı okumadıysanız hiç vakit kaybetmeyin, Murakami kitaplarının hayranı olacak hepsini okumak isteyeceksiniz.
Not : Benim şöyle de bir huyum var; bir yazarın tüm kitaplarını arka arkaya okuyamıyorum araya mutlaka farklı kitaplar girmeli, ama sonra mutlaka diğer kitaplar okunmalı.
Nedenini bilmiyorum ama bu böyle:)
Sonra kitaplığıımızın en özel köşesinde saklanmalıdır.
Bu tür romanlar okuru kendine tutsak eder ve bağımlılık yaratır çünkü.
Sahilde Kafka da böyle bir roman.
Bir sonraki sayfada ne olacağını merak ederek 650 sayfalık kitabı iki günde bitirmeniz mümkün.
Ben kitapta en çok, hafızası silinenen Nakata'yı sevdim.
Bir kitap kahramanıyla sevgi bağı kurulabileceğini de Sahilde Kafka ve "Nakata " sayesinde öğrenmiş oldum.
Böylece yazar Murakami de " benim yazarım" konumuna geldi.
Sözün özü, Sahilde Kafka'yı okumadıysanız hiç vakit kaybetmeyin, Murakami kitaplarının hayranı olacak hepsini okumak isteyeceksiniz.
Not : Benim şöyle de bir huyum var; bir yazarın tüm kitaplarını arka arkaya okuyamıyorum araya mutlaka farklı kitaplar girmeli, ama sonra mutlaka diğer kitaplar okunmalı.
Nedenini bilmiyorum ama bu böyle:)
5 Şubat 2011 Cumartesi
ERKEN KAYBEDENLER
Bazen okuduğumuz bir kitap incecik olsa da içinde yazılanlar sayfalar dolusu gelebilir okuyana.
Böyle kitapları okurken ve bitirdikten sonra kendinizi iyi hissedesiniz.
Bir kaç gün önce böyle bir kitap okudum.
Erken Kaybedenler.
8 - 17 yaş arası erkek çocukların gözünden hayata dair öyküleri bakış açımı değiştirdi .
Çok çok keyif aldım okurken .
Şimdi herkese tavsiye ettiğim bir kitap oldu Erken Kaybedenler.
Okumadıysanız hiç geç kalmadan okumalısınız, emin olun pişman olmayacaksınız :))
Böyle kitapları okurken ve bitirdikten sonra kendinizi iyi hissedesiniz.
Bir kaç gün önce böyle bir kitap okudum.
Erken Kaybedenler.
8 - 17 yaş arası erkek çocukların gözünden hayata dair öyküleri bakış açımı değiştirdi .
Çok çok keyif aldım okurken .
Şimdi herkese tavsiye ettiğim bir kitap oldu Erken Kaybedenler.
Okumadıysanız hiç geç kalmadan okumalısınız, emin olun pişman olmayacaksınız :))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






