Blog Listem
roman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
roman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Mayıs 2012 Pazartesi
İNCİR KUŞLARI
Kış aylarında okuduğum bir romandı İncir Kuşları.
Adı ilginç gelmişti; ben hiç incir kuşu görmedim, ama incire bayılırım:)
İncir Kuşlarını merak etmiştim. Konusu doksanlı yılların başında, çok yakınımızda yaşanan ve tüm dünyanın göz göre göre seyirci kaldığı Bosna Savaşıydı.
İlerleyen sayfalarda,incir kuşlarının aniden patlayan bombalarla, incir ağaçları ile birlikte yok olup gideceklerini okumak üzücüydü elbette.
Roman ailesinden herkesi savaşa kurban veren ve zor koşullarda ayakta kalmaya çalışan Suada'nın hikayesi.
Savaşın acımasızlığını okurun yüzüne çarpan bir roman.
Romanda savaşla ilgili şu ana kadar duymadığım bilgiler var.
Okunması kolay, ancak sıradan cümlelere çok yer verilmiş. İyi bir okurun gözünden kaçmayacak anlam bozuklukları da var romanda.
Yine de bilirim; kitap yazmak kolay değil. Her şey gibi emek ister. Acımasızca eleştirmek zaten haddim değil.
İncir Kuşları dönem romanları okumak isteyenler için sürükleyici bir roman.
Kitapsız günümüz geçmesin ...
10 Şubat 2012 Cuma
KİNYAS VE KAYRA
Ne Hakan Günday'ı tanırdım, ne de romanlarını.
Sürekli alış veriş yaptığım kitapçıda gözüme çarpan bir kitaptı Kinyas ve Kayra. Adı ve kapağı çok itici gelirdi, elime alıp incelemezdim bile.
Kitap önerilerine çok güvendiğim kitapçım bir gün bana neden Hakan Günday'ı okumadığımı sordu. Ben de nedenlerimi saydım kısaca. Yanıldığımı söyledi. Hakan Günday'ın gelecek vaad eden yazarlardan biri olduğunu, henüz çok genç olduğunu Kinyas ve Kayra'nın yazarın önemli romanlarından biri olduğunu söyledi. O sırada yazarın yeni roman AZ da piyasaya çıkmıştı.
Merak ettim haliyle. Önce ama istemeyerek Kinyas ve Kayra'yı aldım. Mevsim yaz başıydı. Sıcaklar henüz başlamamıştı ve ben şaşırarak, şoka girerek, kitabın içndeki her bir cümlenin altını çizerek romanı okudum.
Hemen ardından AZ'ı okudum. İki romanı okuyup bitirdikten sonra yazarı tanımak istedim. Merak ettim. Hayata bakış açısı, kelimelerle kurduğu dünya çok farklıydı.
Hakan Günday romanlarında, her zaman yürüdüğümüz yolda, kaçırdığımız ayrıntıları bize gösteriyor adeta. Her zaman yürüdüğümüz için ayrıntıyı nasıl da gözden kaçırdığımızı okurun yüzüne çarpıyor.
Şimdi sırada yazarın Ziyan ve Azil adlı kitapları var. Bunun için büyük bir özlemle
I. Antalya Tüyap Kitap Fuarı'nı bekliyorum.
Fırsat bulabilirsem yazarla tanışıp, kitaplarını imzalatmak için ...
-------------------------
** " Dünyayı küçük gördüğü için kendini büyük sanıyordu. Tabii büyük bir göz yanılması söz konusuydu. eğer dünya bu kadar küçük olsaydı, kaybolmamak için bu kadar uğraşır mıydı sokaklarında ?"
**" Hayat, ölene kadar hissedilen zevklerden acılar çıkarıldığı zaman geriye kalandır. Hayat = Zevk - Acı. Sonuç pozitifse yaşamışsındır hayatı, negatifse ölmüşsündür doğduğun gün ."
** İçi ne kadar doldurulursa doldurulsun yine de hafiftir hayat, çünkü altı deliktir, delikse ölümdür.
** Kitaptan sevdiğim cümleler ...
10 Ağustos 2011 Çarşamba
İSKENDER'İN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Neden bu ülkede yapılan her işe bir engel konur bilmiyorum.
Daha piyasaya çıkar çıkmaz İskender için İnci Gibi Dişler'den alıntı dediler.
Bu bence bir yazara yüklenecek en kötü ithamlardan biri.
Çok uzatmayayım İskender bence okuduğum en şahane Elif Şafak romanı.
Bunun türlü nedenleri var ama, sıradan bir okur olarak bence en önemli neden, bir roman boyunca bir sürü karakterler başa çıkabilmek.
İskender için eleştirilerim ise şunlar olacak:
-Romanın adı İskender'den daha farklı olabilirdi. Çünkü roman ikiz kız kardeeşler üzerinde geçiyor.
İskender bu ikiz kızlardan birinin bana göre tam da kişiliğini tamamlayamamış oğlu.
- Roman kapağında yazarın erkek kılığında resminin olmasına gerek yoktu. Bu biraz itici olmuş.
Bunların dışında söylecek sözüm yok, şahane bir roman ve mutlaka okunmalı, ön yargısız ama ...
20 Kasım 2010 Cumartesi
FELSEFE EŞLİĞİNDE AŞKA YOLCULUK

Adına bakıp da çok ağır, felsefi bir kitap olduğunu düşünmeyin sakın.
Son derece kolay okunan şahane bir roman " Felsefe Eşliğinde Aşka Yolculuk".
Sussex Üniversitesi'nde tam da değişimin derinden yaşandığı yetmişli yıllarda öğrencidir Susannah. Bir erkek arkadaşı vardır.
Görünürde normal seyrinde bir ilişkidir bu ama Susannah için yolunda gitmeyen şeyler vardır ve yolunda gitmeyen konuları çözümleyip karar vermek için etkisinde kaldığı üç filozoftan yardım alır Susannah.
Sonunda kararını verir ve bu karar Susanah'ın aynı zamanda geleceğidir.
Felsefe Eşliğinde Aşka Yolculuk bu yaz okuduğum en güzel romanlardan biriydi...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


