İskandinav Edebiyatı'nın "Kafka"sı olarak tanınan Dag Solstad ' dan okuduğum 3. Roman oldu Mahcubiyet ve Haysiyet .
Aslında içinde olduğumuz ayın ikinci haftasında okumaya başladım incecik bir novella olduğu için "aaa ben bunu hemen bitiririm " dedim ama öyle olmadı .
✏️
İlk başta çok zorlandım sonra da elimden bırakamadım.
Zorlanma nedenim romanda geçen Ibsen ' in Yaban Ördeği adlı tiyatro oyunuydu.
✏️
Romanın ana karakteri Elias Rukla çağına ayak uyduramamış ama yüksek farkındalığa sahip bir edebiyat öğretmenidir ve derslerinde öğrencilerine Yaban Ördeği adlı oyunu anlatır. Öğrenciler dersten çok sıkılırlar. Yazar okura öğrencilerin sıkılmasını geçirmeyi başarmış çünkü okur olarak ben de çok sıkıldım sonrasında Yaban ördeği hk.da biraz araştırma yapıp konuya vâkıf olunca roman kendiliğinden aktı gitti.
✏️
Elias Rukla 'nın Yaban Ördeği' nde ana karakter Dr. Relling'in söylediği söz üzerinde ısrarla durması aslında romanın da sonunu okura sunuyor ama işte bunu okudukça anlıyorsunuz.
" Bir insanın elinden hayatı boyunca kendisini kandırdığı şeyi aldığınız anda mutluluğunu bitirirsiniz."
✏️
Elias Rukla ders sonunda öğrencilerin ilgisizliğine içerleyerek ders çıkışında bütün hırsını açılmayan şemsiyesinden alır ve bu güzel roman asıl o zaman başlar.
✏️
Bu andan itibaren Elias Rukla geçmişe döner ve biz onun okuldaki en yakın arkadaşı ile ilişkisini, evliliğinin nasıl gerçekleştiğini okuruz.
Elias Rukla biraz da alkol seven biridir ve romanda bolca aktavit adlı bir içki içer.
- Aktavit aslında aquavit adında İskandinavya'nın milli içkisiymiş. Patatesten damıtılıp çeşitli otlarla tatlandırılan bu içki özellikle çok soğuk içilirmiş, bizim milli içkimiz rakı gibi 🥂-
✏️
108 sayfalık ama 300 sayfa okumuş etkisi yaratan bu romanı çok sevdim
ama yazarı seven ve bilen okurlar için daha anlamlı olacaktır bu güzel roman.
✏️
Kendinle hesaplaşma, edebiyat, felsefe, aşk her şey var bu romanda en beğendiğim iki cümle;
"Ölüm acısıyla burun buruna gelen herkes karşısındakileri etkileyen azametli bir duruş sergileyebilir."
✏️
" Hayata böylesine doyamayan bir adam nasıl oluyordu da kendini felsefe okumaya veriyordu? Yoksa hayata karşı en çok iştah duyanlar mı seçiyordu felsefeyi?
Maalesef Dag Solstad ben onu ve kitaplarını fark ettikten bir süre sonra hayatını kaybetti.
Bu arada onun çoğu kitabını da okudum. Ara ara paylaşacağım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder